Hz. Aişe (r.anha)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hz. Aişe (r.anha)

Mesaj tarafından (((OFLU))) Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 5:20 pm


HZ. AİŞE

Peygamberimiz’in zevcesi,
müminlerin annesi




Hz. Aişe (r.anha), Resûlü’nün sâdık dostu Hz. Ebu Bekir’in


kızıdır. Annesi Ümmü Ruman’dır. Hz. Ebu Bekir’in kızı olması ve iman


nurunun parıl parıl aydınlattığı bir hanede doğup büyümesi dolayısıyla,


Hz. Aişe şirkten ve küfürden uzak kalmış, daha küçük yaşta


Müslüman olarak İslam’ın hep güzelliği ile yaşamıştı. Peygamberimiz (S.A.V.) (S.A.V.)


(sas), çok sevdiği en büyük destekçisi hanımı Hz. Hatice’yi (r.anha)


kaybetmişti. Hüzün senesindeydi. Osman B. Maz’un’un hanımı Havle


bint-i Hakim, Resulullah’a gelerek Hz. Aişe ile evlenmesini teklif etti.


Resulullah kabul edince Hz. Aişe’ye dünürlüğe gitti ve Peygamberimiz (S.A.V.) (S.A.V.)


(sas) ile evlenmesine öncülük etti. Hz. Aişe’nin (r.anha) Resulullah’la


nikahlanması hicretten iki veya üç yıl önce oldu.



Peygamberimiz (S.A.V.) (S.A.V.) (sas) Hz. Aişe (r.anha) annemizle evlenmeden önce


Cebrail (sas) onun suretini bir ipek kumaş içinde Resulullah’a getirdi


ve “Bu senin dünya ve ahiret zevcendir.” dedi. (Üsdü’l Gabe, 7/ 191)


Peygamberimiz’in eşleri arasında bakire olarak evlendiği tek hanımı


Hz. Aişe (r.anha) annemizdir.




BİR GARİP DUA DİLENCİSİYİM...
Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı kendini bilmezlerin, onun hakkında söylediklerinden etkilenmez.(İbn-i Sina)
avatar
(((OFLU)))
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 6930
Kayıt tarihi : 01/04/09
Yaş : 106
Nerden : dünyanın ortasından =)

http://cankurbanyoluna.forumzen.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hz. Aişe (r.anha)

Mesaj tarafından (((OFLU))) Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 5:21 pm

Hz. Aişe’nin hiç çocuğu olmamıştır. Arap geleneklerinde, doğan ilk


çocuğa izafetle künye konurdu. Bundan dolayı, Hz. Aişe (r.anha) çok


üzülüyordu. Bu sıkıntısını Resulullah’a açtı. Sonuçta, kız kardeşi


Esma’nın oğlu Abdullah’ı evlat edindi ve onunla “Ümmü Abdullah”


künyesini aldı. Hz. Aişe, Efendimizin hanımları arasında yaşça en


küçük olanıydı. Bundan dolayı, dinî meselelerde çok mesafe kat etmiş


ve binlerce hadis rivayet etmiştir. Hz. Aişe küçük yaşta


Peygamberimiz’le evlenmesine rağmen, ona sonsuz hürmet ve


muhabbette kusur etmedi; sıkıntı ve dertlerinde hep yanındaydı. Tam



bir Peygamber hanımına yakışan en güzel meziyetlere sahipti...


Resulullah (sas) sefere veya savaşa çıkacağı zaman hanımları


arasında kura çekerdi. Hangisinin ismi çıkarsa onu da götürürdü. Kura


Hz. Aişe’ye çıktı ve sefere katılıp diğer sahabe hanımları gibi harpte


yaralıların tedavisiyle bizzat meşgul oldu... Hz. Aişe, Benî Mustalık


kabilesine Resulullah’la beraber katıldı. Gazve dönüşü abdest bozmak


için konaklama yerinden uzaklaştı. Gecikince sahabeler Hz. Aişe’nin


yokluğunu fark edemediler ve Medine’ye doğru yol tuttular. Hz. Aişe


döndüğünde ordunun artçılarından olan Sahabi Safvan ile karşılaştı.


Hz. Safvan, Aişe annemizle Medine’ye döndü. İkisinin dönüşünü


gören münafıklar dedikodu yapıp çirkin sözler söyleyerek Peygamber


hanımına iftira attılar. Bu iftiralara bazı Müslümanlar da dahil olunca


Hz. Aişe çok üzüldü. Medine’ye ulaştığında çok hastalandı. İftira,


dedikodu her tarafa yayılmıştı. Peygamberimiz (S.A.V.) (sas) ve sahabeler bu


durumdan çok muzdarip olmuştu. Hz. Aişe, babası Hz. Ebu Bekir’in


evine gitmek için Efendimiz’den izin istedi. Orada da sıkıntılı günler


geçirdi. Yüce Rabbine dua edip bu iftiranın temize çıkması için


yalvarıyordu. Bir gün Peygamberimiz (S.A.V.) (sas) Hz. Aişe’nin yanına geldi


ve, “Aişe, senin aleyhinde bana birtakım sözler geldi. Eğer sen


bunlardan uzak isen, senin temiz ve bu iftiralardan uzak


olduğunu açıklayacaktır. Şayet, böyle bir günaha yaklaştıysan


’tan af dile ve O’na tevbe et. Muhakkak ki, tevbeleri kabul


eder.” dedi. Resûlullah’ın mübarek sesinden dökülen cümleleri işiten


Hz. Aişe’nin gözyaşları birden kesildi. Peygamberimiz’e ve ailesine


kendisinin temiz ve iffetli olduğuna dair kısa bir konuşma yaptı ve


sonunda : “Vallahi, ben sizin için Yusuf’un babasının (Yakup’un)


sözünden başka bir misal bulamıyorum.” O şöyle demişti: “Artık, bana


düşen güzelce sabredip katlanmaktır. Sizin şu söylediklerinize karşı


yardımına sığınılacak ancak ’tır.” dedi. (Yusuf/18) Hz. Aişe


(r.anha) şöyle diyor: “Temiz ve iffetli olduğumu ve ’ın beni


temize çıkaracağını biliyordum; ama hakkımda ayet indireceğine hiç


ihtimal vermiyordum. Daha Resûlullah (sas) yerinden kalkmadan


yüzünde vahiy alameti belirdi. Hz. Cebrail ’tan müjdeyi getirmişti.


Vahiy tamamlanınca Rasûlullah (sas) gülmeye başladı ve ‘Müjdeler


olsun ya Aişe! seni temize çıkardı.’ dedi. Annem bana şöyle


dedi: ‘Kalk, Resûlullah’a teşekkür et.” Hz. Aişe şu cevabı verdi:


“Vallahi kalkmam! ü Teala’dan başkasına da şükretmem. Çünkü,


Rabbim beni ayet-i kerimesi ile tenzih etti.” dedi.



Peygamber Efendimiz, Hz. Aişe’yi çok severdi. Akıllı, zeki ve edebi


yönü çok kuvvetli bir şâire ve dinî ilimlere vâkıf olması sebebiyle


Rasûlullah’ın ona karşı apayrı bir muhabbet ve temayülü vardı.


Hatta, Peygamberimiz (S.A.V.) (sas) hastalanınca son günlerini Hz. Aişe’nin


evinde geçirmişti. Mübarek başı Aişe validemizin göğsüne yaslı olduğu


halde vefat etmişti. Bir defasında, Amr b. El-As, Efendimiz’e (sas) en


çok kimi sevdiğini sordu. O (sas) “Aişe’yi” cevabını verdi. “Peki,


erkeklerden kimi seviyorsunuz?” dediğinde: “Onun babasını” buyurdu.


Hz. Aişe (r.anha) şöyle der: “Rasûlullah benimle koşma yarışına girdi


ve ben onu geçtim. Bir süre sonra ben şişmanladım ve benimle bir


daha koşma yarışları yaptı. Bu defa o beni geçti.” Hz. Aişe tüm


ashap tarafından da sevilir ve kendisine hürmet edilirdi. Müslümanlar


ilmî meselelerde eksik kaldıkları noktaları Hz. Aişe’ye sorup


öğrenirlerdi. O müfessire, muhaddise ve müçtehide bir hanımdı... Yine


bir gün, Resûlullah (sas) Hz. Aişe’ye şöyle dedi: “Ben senin bana ne


zaman dargın olmadığını ve yine ne zaman dargın olduğunu bilirim.”


Hz. Aişe “Bunu nereden biliyorsun?” dedi. Peygamberimiz (S.A.V.) (sas) “Bana


dargın olmadığında Muhammed’in Rabbine yemin olsun dersin. Dargın


olduğunda ise İbrahim’in Rabbine yemin olsun dersin.” buyurdu. Hz.


Aişe (r.anha) hayatını hep İslam’a adadı. Talebe yetiştirdi, fıkhî


meselelerde fetvalar verdi. Evi adeta bir mektep hüviyetindeydi. İlim


deryasında birçok sahabenin üstündeydi. Yetiştirdiği yüzlerce âlim ve


alime vardı. Hanımlar arasında en şerefli ve en üstün mevkie sahipti.


Ahlak ve faziletleriyle Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanan bir kul oldu.


Müminlerin annesi Hz. Aişe (r.anha) hicretin 58. senesinde, Ramazan


ayının 17 Salı gecesinde vefat etti. Hz. Ebu Hüreyre cenaze namazını


kıldırdı. Vasiyeti üzerine Baki kabristanına defnedildi.
(Üsdü’l Gabe,
7/192)



gül gül gül




BİR GARİP DUA DİLENCİSİYİM...
Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı kendini bilmezlerin, onun hakkında söylediklerinden etkilenmez.(İbn-i Sina)
avatar
(((OFLU)))
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 6930
Kayıt tarihi : 01/04/09
Yaş : 106
Nerden : dünyanın ortasından =)

http://cankurbanyoluna.forumzen.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz