Hazreti Âdem'den Kıyamete Kadar ZİNA!!!

Aşağa gitmek

Hazreti Âdem'den Kıyamete Kadar ZİNA!!!

Mesaj tarafından mahşer Bir Cuma Ağus. 28, 2009 8:22 am

Hazreti Âdem'den Kıyamete Kadar ZİNA...

Kâinatı yoktan var eden ALLAH (C.C.) celle celâluhu kâinatı lüzumsuz ve boş yere yaratmadığını bizlere bildiriyor. Yaratılışın bir gayesi ve gerekçesi var; O da yaratıcıyı tanımak ve O'nun buyruklarını yerine getirmektir. Bizlerde yaratılan bir canlı olarak yaratanımızın emrini tutmaya mecburuz. Fakat burada bir incelik var "mecbur" olan biziz. ALLAH (C.C.) bize "mecbur"sunuz buyurmuyor. ALLAH (C.C.)'ımız bizi itaat ve isyan hususunda serbest bırakıyor dileyen itaat eder, dileyen isyan eder, tercih kullanır. Sonucuna katlanmayı göze alan dilediğini yapabilir. Onun için dünyada isteyen istediğini yapabiliyor. Fakat inananlar Fatiha suresinde "sadece sana kulluk ederiz" diyerek tercihlerini Hakkın tarafına yaptıklarını ispatlamış oluyorlar.
İbadetler cennete ***ürür. Günahlar cehenneme ***ürür. İki büyük günah vardır ki; dünya kurulalı hiç değişmedi, günahın taraf ve işleyenleri cehenneme yuvarlandılar. Biri "faiz," diğer bir ifade ile haksız kazanç diğeri de "zina"dır. Kavimlerin helâkine baktığımızda bu iki durumdan helâk olduklarını görüyoruz. Biz bu yazımızda Zinayı işleyeceğiz. ALLAH (C.C.) celle celalûhu büyük günahların affını cezaya bağlamıştır. Küçük günahların ise tövbe ile affedileceği bildirilmiştir. Bir Müslüman'ın amel defterinde büyük günah olmaması lâzımdır.



HAD CEZASI GEREKTİREN SUÇLAR...

Hadd cezası gerektiren had suçları için belirlenmiş cezalar yedi tanedir.
1–Zina
2–Evli bir hanıma zina etti iftirası
3–İçki
4–Hırsızlık
5–Yol kesicilik
6–İrtidad (dinden dönme)
7–İsyan
Bu suçlardan her biri için belirlenmiş olan cezalar "hadd" olarak adlandırılır.
Hadd ALLAH (C.C.) celle celâlühû hakkı olarak başka bir ifade ile toplumun çıkarı için belirlenen cezalardır. Fıkıh âlimleri ceza ALLAH (C.C.)'ın hakkıdır. Fertler veya toplum tarafından kaldırılamayacağını beyan ederler. Bu kamu yararına insanlardan fesadın önlenmesi emniyet ve güvenliğin gerçekleştirilmesidir.
Resulullah sallâllâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Yeryüzünde uygulanan bir hadd insanlar için kırk sabah yağmur yağmasından hayırlıdır.(1)
"Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir kötü bir yoldur."(2) Müfessirler, bu Ayet–i Kerime'de geçen "zinaya yaklaşmayın" hükmünü tefsir ederken; gizli ve açık her türlü zinanın haram olduğunu, ayrıca kalben zinaya meyletmekten ve sebep olabilecek davranışlardan da kaçınmanın gerekliliği üzerinde durmuşlardır. Dolayısıyla İslâm dini; hem zinayı hem de zinaya vesile olabilecek davranışları yasaklamıştır.
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; ALLAH (C.C.)'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, ALLAH (C.C.)'ın dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.(3)
Bekâr olan erkek ve kadının; zina etmesi halinde 100 değnek (celde) cezasına çarptırılacakları hususunda icma- müctehid imamları ittifak etmişlerdir.(4)
Bu cezadan (hadden) önce; eziyet ve hapis cezası tatbik ediliyordu. Nitekim Kur'an–ı Kerim'de: "Kadınlarınızdan fuhşu işleyenlere karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, onları ölüm alıp ***ürünceye yahut ALLAH (C.C.) onlara bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde alıkoyun. Sizlerden fuhşu irtikâp edenlerin her ikisini de eziyete koşun. Eğer tövbe edip, nefislerini ıslâh ederlerse, artık onlara (eziyetten) vazgeçin. Çünkü ALLAH (C.C.) tövbeleri en çok kabul eden, en çok esirgeyendir"(5) hükmü beyan edilmiştir.
Hazreti Ubade b. Samit radıyâllahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûl–i Ekrem sallâllâhu aleyhi ve sellem:
"Benden alınız!.. Benden alınız!.. Kur'an–ı Kerim şüphesiz zina edenler için bir yol göstermiştir. Bekârın bekârla zinası yüz değnek ve bir sene sürgündür. Evlinin evliyle olan zinası yüz değnek ve recmdir"(6) buyurmuştur. Dolayısıyla hapis ve eziyet cezaları nesh edilmiştir. Resul–i Ekrem'in:
"Kur'an–ı Kerim şüphesiz onlara (zina edenlere) bir yol göstermiştir" sözü, bu neshin delilidir.

SUÇU İTİRAF ETMEK

Hazreti Zeyd b. Halid radıyâllahu anh'den rivayet edildiğine göre; Resûl–i Ekrem'in yanına gelen iki davacıdan birisi:
–Ey ALLAH (C.C.)'ın Resûlü!.. Aramızda Allahû Teâla'nın kitabıyla hükmet, dedi. Diğeri de:
–Evet!.. Ya Resûlullah! aramızda ALLAH (C.C.)'ın kitabıyla hükmet, izin verirseniz meseleyi anlatmak için konuşmak istiyorum, diyerek söz istedi. Resul–i Ekrem sallâllâhu aleyhi ve sellem:
–Peki, buyurun konuşabilirsiniz, diyerek müsaade etmesi üzerine, davacılardan birisi anlatmaya başladı:
–Oğlum, bu adamın yanında işçi olarak çalışıyordu. Bunun karısıyla zina etti. Oğlumun recm cezasına çarptırılacağını söylediler. Bu yüzden fidye olarak, yüz koyun ve bir cariyemi, bu adama verdim. Daha sonra ilim ehli kimselere sorduğumda: "oğlumun cezasının yüz değnek ve bir yıl sürgün olduğunu; bu adamın karısının ise, recm edilmesi gerektiğini" beyan ettiler. Şimdi ihtilâf halindeyiz, dedi. Resûl–i Ekrem sallâllâhu aleyhi ve sellem her iki tarafı dinledikten sonra:
–Nefsim yed–i kudretinde olan Allah–û Teâla'ya andolsun ki; aranızda Allah–û Teâla'nın kitabıyla hükmedeceğim. Yüz koyunun ve cariyen sana tekrar iade edilecektir. Oğlun için yüz değnek ve bir sene sürgün vardır, buyurdu. Daha sonra yanında duran Hazreti Ûneys'e:
–Ya Ûneys!.. Şu adamın karısına git, eğer zina ettiğini itiraf ederse recm cezasını tatbik et, emrini verdi. Kadın suçunu itiraf edince "recm" cezası uygulandı.(7)

ZİNAYA GÖTÜREN YOLLAR KAPATILMALIDIR

İslâm uleması: "Hür bir kimse, sahih bir nikâhla evlenir ve karısıyla normal yolla cinsi ilişkide bulunursa, o iffetli bir kadın olur. Eğer böyle bir karı ve koca zina ederse, recm olunurlar"(8) hükmünde ittifak etmiş ve icma hasıl olmuştur. Ümmü Seleme radıyallâhu anha anlatır. "Resulullah'ın yanındaydım, Meymune’de onun yanında bulunuyordu. İbn–i Ümmü Mektum geldi Bu örtünme emrinden sonraydı. Resûlullah:
"Ona karşı örtünün" buyurdu. Biz de; "Ey ALLAH (C.C.)'ın Resulü o kör biri değil mi? Bizi görmez ve tanımaz." dedik. Resulûllah şöyle buyurdu. "Siz de kör müsünüz?"(9)
Dinimiz kör bir insana karşı bir hanımın kendisini sakındırmasını emrettiğine göre gerisini düşünelim ki, ona göre dikkat edelim.
Resulûllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu.
"Bir yerleşim yerinde zina ve faiz görülürse; ALLAH (C.C.)'ın azabını kendilerine müstehak kılmış olurlar."(10)
avatar
mahşer
Destekleyen Üye
Destekleyen Üye

Mesaj Sayısı : 1024
Kayıt tarihi : 22/05/09
Yaş : 30
Nerden : ilahiaşktan :)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hazreti Âdem'den Kıyamete Kadar ZİNA!!!

Mesaj tarafından mahşer Bir Cuma Ağus. 28, 2009 8:23 am

ZİNA SUÇUNA HADD CEZASI UYGULAMASI

Evli olduğu halde zina eden ve şer'i şerifle hükmeden hakim (kadı) tarafından recm cezasına çarptırılan kadın ve erkeğin cezası infaz edilirken bazı hususlara riayet vaciptir. Eğer zinanın sabit olması şahitler vasıtasıyla gerçekleşmişse, önce dört şahid taşlamaya başlar, daha sonra Kadı, daha sonra da cemaat!.. Dört şahidden birisi taşlamaktan çekinirse had düşer. Eğer zina, mükellefin ikrarı (itirafı) ile sabit olmuşsa, önce kadı (hakim) taşlar, daha sonra cemaat. Taşlama sırasında ikrarından (itirafından) vazgeçer veya kaçarsa bırakılır.(11) Hastalık recm cezasının tatbikine mani değildir. Ancak recm edilecek olan kadın hamile ise; had cezası tehir edilir. Değnek (celde) cezasında da durum aynıdır. Doğumunu yapıncaya ve nifas hali bitinceye kadar "Hadd–i Zina" uygulanmaz. Çünkü karnındaki çocuğun hayatı muhteremdir, zina sebebiyle olsa bile. Resûl–i Ekrem'in: "Dikkat ediniz!.. Bir suçlu ancak kendi aleyhine suç işler"(12) buyurduğu bilinmektedir.

ZİNA MAHSULU ÇOCUĞUN DURUMU

Hanefi fûkahası "Babası belli olmayan zina mahsulü bir kimseye, diğer bir şahıs zina isnadında bulunsa, kendisine (isnadda bulunana) hadd cezası tatbik edilir. Zira o adam iffetlidir. Annesinin işlediği zina fiili, onun iffetini ortadan kaldırmaz. Veled–i zina olan bir şahsın; kadı önündeki şehadeti (şahidliği) muteberdir. Çünkü annesinin ve onunla zina eden babasının fiili, zina mahsulü olan çocuğun adaletine gölge düşüremez"(13) hükmünde ittifak etmiştir.
Resûl–i Ekrem sallâllahu aleyhi ve sellem muhsane (temiz–namuslu) olduğu halde zina eden Gamidiyye isimli kadını, hamile olduğu için recm etmemiş, doğumundan sonra gelmesini emretmiştir. Doğumdan sonra recm için gelen kadına: "Geri dön!.. Çocuğun sana ihtiyacı kalmayıncaya, senden müstağni oluncaya kadar ona bak"(14) emrini vermiştir. Dolayısıyla görevini yapacak kimse olmadığı zaman; çocuk sütten kesilinceye kadar recm cezası tatbik edilmez. Ancak çocuğa bakacak bir kimse bulunursa (süt emzirme ve ihtiyaçlarını karşılama noktasında) doğumu müteakip recm cezası infaz edilebilir.(15)
"İhsan" şartlarına haiz ve zina ettiği kat'i olarak (delillerle veya itirafla) tesbit edilen mükellef "recm" edildikten sonra, cenazesi yıkanır, cenaze namazı kılınır ve defnedilir.(16) Zira Resûl–i Ekrem'in Hazreti Maiz recmedildikten sonra: "Ona kendi ölülerinize yaptığınız gibi, yapınız"(17) emrini vermiştir.(18)



TEVRAT'TA ZİNANIN CEZASI RECM'DİR...

Z inanın Tevrat'taki hükmü recimdir. Buhari ve Müslim’de bu anlatılır. İbn–i Ömer radıyallahu anhuma anlatıyor: "Resulûllah'ın huzuruna zina etmiş olan bir Yahudi erkeği ile kadını getirdiler. ALLAH (C.C.)'ın Resulü Yahudi erkeğine dönüp şöyle sordu.
–Zina eden kimse hakkında Tevrat'ta hangi hükmü görüyorsunuz.? Onlar dediler ki;
–Ceza olarak zina eden kadın ile erkeğin yüzlerini karalayıp, her ikisini birer hayvana ters bir vaziyette bindirir ve şehir ortasında gezdiririz. Bunun üzerine Peygamberimiz (S.A.V.):
–Eğer doğru söylüyorsanız, Tevrat'ı getirin, buyurdular.
Tevrat'ı getirdiler ve okumaya başladılar. Okuyan şahıs recm ayetine gelince parmağı ile üzerini kapatarak yalnız üst tarafı ile altını okudu. Aynı ırktan olup Müslüman olan Abdullah b. Selam ALLAH (C.C.)'ın Resulü'nün yanında idi ve:
–Ey ALLAH (C.C.)'ın Resulü! Emir buyur da parmağını kaldırsın, dedi. Peygamber aleyhisselâm Tevrat okuyan Yahudi'ye parmağını kaldırmasını emretti. Yahudi parmağını kaldırınca, altında recm ayeti olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine Peygamber aleyhissselâm her iki Yahudi'nin de recm edilmesini emretti ve recm emri yerine getirildi. O iki Yahudi'yi recmedenler arasında bende vardım ve recmedilen Yahudi erkeğin, kadını atılan taşlardan korumak için kendisini siper etmeğe gayret ettiğini gördüm.(19)

BİRÇOK İNANÇ VE DÜŞÜNCE ZİNAYI KERİH GÖRMÜŞTÜR

Dünya tarihine baktığımızda zinanın her toplum tarafından çirkin görüldüğünü görmekteyiz. Zina etti diye Amerikanın başkanına yapmadıklarını bırakmadılar. Hâlbuki bize göre onlar kâfir. Kâfir için ne helâl vardır nede haram. Ama insan yapısında bu olay aslen çirkin görülmektedir. Ne cüret ki, sözde medeniyet kullanılarak zina ile ilgili yasak olsun olmasın diye tartışılabiliyor. Anlamak mümkün değil. Kurtuluş savaşını incelediğimizde şanlı ecdadımız altın harflerle tarih yazarak, kıpırdayacak hali kalmamış, her taraf işgal altındayken kâfirlerin namuslarımızı kirletmeğe kalkıştığını duyan şanlı ecdat adeta şahlandı ve düşmana öyle bir ders verdi ki; nereye kaçacaklarını şaşırdılar. Kıyamete kadar da ayağa kalkamayacaklar inşALLAH' . Bir kâfir namusumuzu kirletirse kırın elini denir de; öbür mahallenin erkeği bir iffetli kıza sarkıntılık ederse bu savunulabilir mi! Tartışılabilir mi? İnanan bir Müslümanın yaşamasının ana hatlarıyla gayesi dinini, namusunu, malını, vatanını korumak içindir. Bunlara sahip çıkmıyorsa neden yaşıyor ve yaşamasının gayesini anlamak mümkün değil.
Allah–u Tealâ’nın amel defterlerimize büyük günahları yazmaktan, Rabbim bizi ve bütün inananları korusun. Şirkten, sihir, iftira, faiz, zina, adam öldürmek, içki, İslâm'dan ayrılmak, kâfirlere meyletmek, haram sevgisinden, Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin. Rabbim içimizi dışımızı nurla doldursun.
Âmin!...



Dipnotlar:
1–Nesai; Sârık:7
2–İsra:17/32
3–Nur: 24/2
4–İmam–ı Serahsi–El Mebsut–Beyrut: ty C: 9, Sh: 36 vd. Ayrıca İmam–ı Merginani–El Hidaye Şerhû Bidayetü'l Mübtedi–Kahire: 1965 C: 2, Sh: 98. Şeyh Abdülgani El Meydani–El Lübab fi Şerhi'l Kitab–Beyrut: 1400 C: 3, Sh: 184, İbn–i Hümam–Fethû'l Kadir–Beyrut: 1316 C: 4, Sh: 125–126.
5– En Nisâ Sûresi: 15–16
6– İmam–ı Şafii–Er Risale–Kahire: 1979 (2 Bsm) Sh: 247 Madde: 886.
7– Sahih–i Buhari–İst: 1401 Çağrı Yay. C: 8–Sh: 30 K. Hudud: 38.
8– Sahih–i Buhari–İst: 1401 Çağrı Yay. C: 8, Sh: 30 K. Hudud: 38. Ayrıca İmam–ı Malik–Muvatta–İst: 1401 C: 2, Sh: 322 K. Hudud: 1 Had No: 6, İmam–ı Şafii–A.g.e. Sh: 248–250 madde: 691
9– Ebu Davud;4112
10– Hakim Müstedrek;2/37
11– İbn–i Hümam a.g.e. C:4, Sh:121– 124.Ayrıca Şeyh Abdülgani El Meydani a.g.e.C:3, Sh:184–185.
12– Sünen–i İbn–i Mace–İst: 1401 Çağrı Yay. C: 2, Sh: 890 Had. No: 2669.
13– İmam–ı Serahsi–El Mebsut–Beyrut: ty C: 9, Sh: 127. Ayrıca İmam–ı Kasani–El Bedaiû's Senai–Beyrut: 1974 C: 6, Sh: 92 (Not: Annesinin zinasından çocuğu mes'ul değildir. Fukaha sadece "Veled–i zinanın" imametini; kendisini yetiştirecek bir babası olmadığı için ve cahil kalma ihtimalinin fazlalığını esas alarak "mekruh" bulunmuştur)
14– İbn–i Hümam–A.g.e. C: 4, Sh: 137. Ayrıca hadis için, İmam–ı Malik El Muvatta–İst: 1401 Çağrı Yay. K. Hudud: 1 C: 2, Sh: 821.
15– İmam–ı Kasani–El Bedaiû's Senai–Beyrut: 1974 C: 7, Sh: 59. Ayrıca Molla Hüsrev–Dürerû'l Hükkam fi Şerhi Gureri'l Ahkam– İst: 1307 C: 2, Sh: 64.
16– Şeyh Abdülgani El Meydani–El Lübab fi Şerhi'l Kitab–Beyrut: 1400 C: 3, Sh: 184.
17– İbn–i Hümam–Fethû'l Kadir–Beyrut: 1316 C: 4, Sh: 125.Müslim;hudud,16
18– Bu konuyla alakalı geniş izahat Hukuki İ. Kamusu; Ö.N.Bilmen: Yedinci Kitap:541–580mad
19– Buhari;3436

İSMAİL HÜNERLİCE
avatar
mahşer
Destekleyen Üye
Destekleyen Üye

Mesaj Sayısı : 1024
Kayıt tarihi : 22/05/09
Yaş : 30
Nerden : ilahiaşktan :)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz