***Edeb****

Aşağa gitmek

***Edeb****

Mesaj tarafından mahşer Bir Cuma Ekim 16, 2009 9:23 am

“Hemen ilm-ü edeptir bil şerîat, dahî ilm-ü edeptir hep tarikat

Edep ilmiyle bulunur hakîkat, ne bilsün bî edep sırrı şeriat
Şeriattır edep hakka gidelim cemali bâ kemale seyr edelim.”


Şeriat’ı tarikat’ı bu kadar güzel tarif edeni görmedim. Bu beyti böyle ezberlemeli. Ve yerinde millete söylemeli. Şeriat nedir? Sorsalar bize, bu beyti okursak cevap vermiş oluruz.
“Hemen ilm-ü edeptir bil şerîat,”
“bil ki şeriat ancak ilim ve edeptir.”

İlim: bilmek, edep: yapmak, şeriat ise: bilmek ve yapmaktır. Ne kadar kolay, Mesela sakal bırakmak sünnettir, sakal bırakmanın sünnet olduğu bilmek ilimdir, sakal bırakmak ise edeptir, ikisi birden Şeriat’tır. Bilsen de lakin bırakmasan Şeriat olamaz. Bildiğini yaparsan Şeriat olur. Şeytanda biliyordu ama bilmek ona fayda vermedi. Ancak bildiğini yapmak fayda verir.
Camiye sağ ayakla girmeyi bilmek ilim, camiye sağ ayakla girmek edep, ikisi birden Şeriattır. Camiden sol ayakla çıkmayı bilmek ilim, sol ayakla çıkmak edep, ikisi birden Şeriattır. Elbiseyi ve çorabı sağ taraftan giymenin sünnet olduğunu bilmek, sağ taraftan giymek edep ve ikisi birden Şeriattır. Camide sükut etmek gerektiğini bilmek ilim, camide sükut etmek edep, her ikisi birden Şeriattır.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisi şerifinde buyuruyor ki:
“Âhir zamanda bir kavim olacak, onlar mescitlerinin içinde dünya işleri hakkında konuşacaklar. Allah'ın (C.C.) onlara ihtiyacı olmadı”
Çarşaf giymenin lazım olduğunu bilmek ilimdir, giymek edeptir, ikisi birden şeriattır. Osmanlılar zamanında hanımlar, hep çarşaf giydi ve dünyaya hâkim oldular.
Suyu içmekte edep vardır, gezmekte, oturmakta, kalkmakta, namaz kılmakta, oruç tutmakta hep edep vardır.
Bunların hiç birini bilmiyoruz. Hâlbuki bu dert ile dertlenmeliyiz. Kısacası Şeriatın Türkçesi bilmek ve yapmaktır.
“dahî ilm-ü edeptir hep tarikat”
“tarikat dahi hep ilim ve edeptir”
“Edep ilmiyle bulunur hakîkat,”
“edep ve ilim ile hakikat bulunur”
Tarikat var, hakikat var, hakikatten başka birde marifet var. Marifet ve irfan aynı şeydir. Marifet nedir? Bunu risale-i kutsiye’ nin başka bir beytinden öğrenelim:
“nedir maksut bu irfandan haber al, nikap açtı çü mahbub müjdeler al.”
Bu irfandan maksat nedir haber al. Sevilmiş olan Mevla Teala cemalinden peçeyi açtı müjdeler al. Mevla sevdiği kulu ile arsından peçeyi kaldırıyor. Sevmediği kulu ile araya perde sokuyor.
İhsan efendi ile beraber efendi babama gitmiştik. Efendi babam ihsan efendiye dedi ki:
“mahrem olda senden peçeyi açsınlar” Mevla Teala ile mahrem olabilmek için şeriatı, tarikatı, hakikatı, marifeti yapacaksın ki, mahrem olasın. Mevla Teala dostlarından memnun olursa peçeyi kaldırıyor.
“yürü terk et sivayı anla gel kal, Ecelli zat olur vasıllara hal.”
“yürü! Masivyı terk et, söz anla. Mevla tealanın zat-ı tecellisi, vasıllara (Allah'a (C.C.) ulaşanlara) hal olur. Hal; gelip gider, yerleşirse makam olur.
“bu ecsamdan geçip hakka gidelim, cemali bâ kemale seyr edelim.”
“bu cisimlerden geçip hakka gidelim.” Bu cisimlerin zaruri olan ihtiyaçlarının fazlasından geçelim.
“ ne bilsün bî edep sırrı şeriat”
“edebi olmayan şeriatın sırrını ne bilsin”
Bî edep: edebi olmayan demektir. Şeriat, tarikat, hakikat, marifeti anladık ama kapıdan çıkıncaya kadar aklımızda duracak mı bakalım?
Vaaz bitip te yerimizden kalkarken gelinlikler hatırımıza geliyor. Hatırımıza gelen o gelinlik giyilse birkaç sene sonra ne olacak? Dişler dökülecek, çene sarkacak. Fakat Mevla Teala ile aramızda perdeler kalksa, bir de Mevla’nın huzurunda edeple dursak, işte ferahlık budur. Yunus suresinde mevlamız buyuruyor:
“habibim söyle! Ancak Allah'ın (C.C.) rahmeti ile ve fazlı ile ferahlansınlar, bu onların cemettiği(topladığı) maldan daha hayırlıdır.”
İnsan şeriatı güzel yaşarsa Mevla Teala onun kalbine parlar. Şeriatı yanlış ederse Mevla Teala onun kalbine parlamaz.
“Şeriattır edep hakka gidelim cemali bâ kemale seyr edelim.”
“şeriat edepten ibarettir, hakka gidelim, cemali bâ kemale seyr edelim.
avatar
mahşer
Destekleyen Üye
Destekleyen Üye

Mesaj Sayısı : 1024
Kayıt tarihi : 22/05/09
Yaş : 30
Nerden : ilahiaşktan :)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ***Edeb****

Mesaj tarafından GNL-FB Bir Ptsi Ekim 26, 2009 10:21 am




''Ehli diller arasinda aradim,kildim talep..
her huner makbul imis, illa edep illa edep..'' mahserim
avatar
GNL-FB
Destekleyen Üye
Destekleyen Üye

Mesaj Sayısı : 1342
Kayıt tarihi : 21/05/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ***Edeb****

Mesaj tarafından mahşer Bir Ptsi Ekim 26, 2009 12:04 pm

ecmain gönülüm
avatar
mahşer
Destekleyen Üye
Destekleyen Üye

Mesaj Sayısı : 1024
Kayıt tarihi : 22/05/09
Yaş : 30
Nerden : ilahiaşktan :)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ***Edeb****

Mesaj tarafından usame Bir Çarş. Ekim 28, 2009 2:41 pm

Behâeddîn Buhârî hazretleri bir sohbetlerinde buyurdu ki: "Bizim yolumuzdaki kimselerin şu edebi gözetmesi gerekir:

Birincisi; ALLAHü teâlâya karşı edeptir. Yâni zâhiri ve bâtını ile tamâmen kulluk içinde olmalı. ALLAHü teâlânın bütün emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınması ve ALLAHü teâlâdan başka her şeyi, mâsivâyı terketmesidir.

İkincisi; Resûlullah efendimize karşı edeb: Bu da iş ve hâllerde O'na uymaktır.

Üçüncüsü; hocasına karşı edeb: Çünkü kendisinin Peygamberimize uymasına, hocası vâsıta olmuştur. Bu bakımdan, hocasını hiçbir zaman unutmamalıdır




avatar
usame
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 1249
Kayıt tarihi : 01/04/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz