HER MÜSLÜMANIN BİLMESİ VACİP OLAN İSLAMDA AİLE HUKUKUNUN ÖZETİ

Aşağa gitmek

HER MÜSLÜMANIN BİLMESİ VACİP OLAN İSLAMDA AİLE HUKUKUNUN ÖZETİ

Mesaj tarafından mahşer Bir Perş. Şub. 04, 2010 11:58 am

HER MÜSLÜMANIN BİLMESİ VACİP OLAN İSLAMDA AİLE HUKUKUNUN ÖZETİ:
Herkes Kopyalayabilir Başkalarına verebilir Memnun oluruz.????

RAHMAN VE RAHİM OLAN AllâhIN ADIYLA :

islamda evlenmenin nikahlanmak süretiyle meşru olmasının bazı hikmetleri:

1- İnsan nefislerini meşru şekilde tatmin etmek
2- Meydana annesi babası belli olan sahipli sağlam nesiller getirmek.
3- Hem bireylerin ve hemde toplumun huzurunu temin etmek.
4- İnsan ırkının meşru bir şekilde devamını sağlamak.

NİŞANLANMA VEYA SÖZLEŞME AHKAMI:

İslam
dini evlenme maksadıyla erkek ve kadınların biribine bakmalarını ,
konuşmalarını arada üçünçü bir kişi olmak ve dinen kadınların gözükmesi
caiz olan uzuvlarına bakmak kaydıyla mubah kılmıştır.
Daha iyi karar
verebilmeleri için bu bakış veya konuşmalar islami adap içerisinde bir
kaç defa olabilir. Zira hz peygamberin hadisi şerifi vardır.muğire ibnu
şabe bir kadınla nişanlandı ve peygamberimize haberini verdi hz
Peygamberimiz (S.A.V.) (S.A.V.) ona baktınmi diye sordu hayir dedi hz peygamberimizde git
ona bak bakmak aranızda sevginin daha çok gelişmesine ve devamına daha
elverişli olur dedi.
Bu itibarla bir kimse evlenme niyetinde olduğu kadının yüzüne ,ellerine bakabilir.
Yüzünden güzelliği ve ahlak yapısı tesbit edilebilir ve arada sevginin oluşmasına sebeb olur.
Ellerindende zayif veya besli oluşu tesbit edilebilir .
Evlenmeye
niyetli olanların evlenmeden önce islami adab içerisinde herşeyi
konuşmaları bibbirini daha iyi tanımaları ona göre karar vermeleri hem
sünnettir ve hemde daha mutlu bir yuva kurabilmek için gereklidir.
Nikah kıyılmadan önce nişanlanan erkek veya kadının her birerleri için nişandan vaz geçme hakları vardır

NİŞANDAN VAZ GEÇİLMESİ DURUMUNDA MEZHEPLERE GÖRE ŞU HAKLAR OLUŞUR:
HANEFİ
MEZHEBİNE GÖRE:Hangisi nişandan vaz geçerse geçsin fark etmez:
Nişanlayan erkek peşin olarak verdiği mehrin tamamını ve nişanlısına
veribde mevcud olan hediyelerinde tamamını geri almayı hak eder, kalıcı
olmayan hediyeler: yiyecekler gibi bunları geri isteyemez zira bunları
ona hibe etmişdi yok olan hibelerden dönüş yapılmaz.
ŞAFİ MEZHEBİNE
GÖRE:Şafii üleması derki nişandan dönüş kim tarafından olursa olsun
fark etmez nişanlayan erkeğin verdiği her ne varsa mevcud olanın
aynısını geri alır mevcud olmayanlarında kıymetini geri alır.
MALİKİ MEZHEBİNE GÖRE:Maliki alimleri derki:
Eğer nişandan erkek vaz geçerse önceden verdiği hiç bir şeyi geri alamaz verdikleri mevcud olsun veya olmasın fark etmez.
Eğer
nişandan kadın vaz geçerse aldığı herşeyin tamamıni geri iade eder eğer
bazıları yok olmuşsa piyasada aynısı varsa aynılarını alır iade eder
aynıları olmayanlarında bedellerini iade eder,eğer aralarında özel bir
anlaşma veya amel edilen bir örf veya adet yoksa.
Ülema derki malikilerin görüşünü insan tabiyatına daha uygun buluyoruz, daha güzel buluyoruz .
Bu
durumda nişanlananların mezhepleri aynı ise onunla amel etmeleri
ihtilaf olmaması bakımından daha uygun olur , fakat ittifakla başka bir
mezhebide taklit etmelerinde hiç bir sakınca olmaz , ayrıca her iki
tarafda kendi rıza ve hür iradeleri ile bazı haklarından vaz
geçebilirler.
Nişan nikah deyildir nikah olmadıkca nişanlılar biribirine haramdır ona göre davranmaları gerekmektedir.
Ayrıca
şunu herkesin bilmesi lazımdır: Gerek nişan yapılırken gerekse resmi
muamele yapılırken evlenecek kişiler yetişkin iseler ve erkek nişan
yapılırken kızı isteyecek veliye veya vekile o kızı isteme ile ilgili
vekalet vermişse ve bu vekilde en az 2 yetişkin erkek veya 1 erkek 2
yetişkin kadın huzurunda velisine veya vekiline kızınızı oğlumuza
istiyoruz ne diyorsun derse ve kızın velisi veya vekilide tamam
veriyorum veya verdim gitti derse dinen nikah tamamlanmıştır.
Bu
şekilde nişanlayan kocadan boşanıp iddetini tamamlamadıkca bir başkası
ile evlenemez, bu durumun böyle olduğu kesindir: Nikah kıyılma şartları
oluşmuştur, herkesin bunu bilmesi ona göre hareket etmesi gerekir.
Peygamberimizin
hadisi şerifi vardır: nikah,(talak:Boşamak), yemin şakalarıda
gerçekleride gerçektır. Herkesin buna göre hareket etmesi lazımdır.

NİKAH KELİMESİNİN MANASI:

Nikah kelimesi arap dilinde :İlişkide bulunmaktır.
İslam
fıkhındaki istilahi daha geniş manası:karı kocaya cinsel yönden
biribirinden istifade etme milkiyetini ,yetkisini veren bir
akit:sözleşmedir.
Hz peygamberimizin bir hadisine göre Allâh katında en makbul evlilikler:En ucuz,En basit ,külfeti en az olan evliliklerdir.

Hz
peygamberimizin hadisi şerifleri vardır: Bir kadınla 4 sebebden dolayı
evlenilir:Güzelliğinden dolayı,zenginliğinden dolayı,ailesinin
şerefinden dolayı,güzel ahlak iffet ve dindarlığından dolayı siz
dördüncüsünu seçin ,zira din ve dünyanız için en hayırlı olanı odur.

İSLAM HUKUKUNDA 5 ÇEŞİT EVLİLİK ŞEKLİ VARDIR:

1-
FARZ evlilik :Hanımının sabah akşam nafakasını verebilecek ve onunla
tenhada kalabilecek bir odası dahi olsa evlenmezse kesin zinaya
düşecekse bu müslümana evlenmek fardır:
2-VACİP evlilik:Bu imkanlar olduğu halde evlenmezse zinaya düşme ihtimali varsa evlenmesi vaciptır.
. 3- SÜNNET evlilik:Bu imkanlar olduğu halde evlenmezse hiç bir şekilde zinaya düşme ihtimali yoksa evlenmesi sünnettır.
.
4- HARAM evlilik:Bu imkanlar olduğu halde evlenirse kesin hanımına
zülüm edecekse evlenmesi haramdır ıslah olana kadar oruç tutarak
nefsini haramlardan koruyacak islah olunca evlenecek.
5-MEKRUH evlilik:Bu imkanlar olduğu halde evlenirse zülüm etme ihtimali varsa evlenmesi mekruhtur.

AYRICA:
İslam hukukunda bir kaç çeşit nikah şekli vardır: Sahıh nikah,fasit
nikah, Batıl nikah,Mut,a nikahı,Muvakkat nikah ,Şiar nikahı.
SAHİH NİKAH:İki şahid huzurunda icap ve kabulle dinen evlenmesi caiz olan kimselerle kıyılan nikahtır.
FASİD
NİKAH:Nikahın farzlarından birisi noksan olarak kıyılan nikahtır,
mesela: şahitlerden birisi noksandır veya icap ve kabulden birisi
yapılmamıştır.
Bu durumda nikahı ifsad eden bu durumlar ortadan
kaldırılıp nikah yeniden kıyılarak geçerli nikah haline gelir, aksi
halde nikah geçersiz sayılır.
Fasid nikahla elde edilen çocukların nesebi:kimlikleri bu kişilere ait olur ölüm halinde karı koca bibirine varis olur.
BATIL
NİKAHda inen evlenilmesi hiç bir şekilde caiz olmayan biri ile kıyılan
nikahtır, bu evlilik hemen iptal sayılır, bu kişiler arasında evlilik
gereği her hangi bir hak oluşmaz .
MUT,A NİKAHI:Şahitsiz sadece
cinsel yönden biribirinden istifade etmek için belirli bir para veya
mal karşılığında kıyılan nikah şeklidir:Şukadar para veya mal
karşılığında şukadar zaman seninle cinsel ilişkiye girmemi kabul
ettinmi deyip diğer tarafında kabul ettim demesi.
4 mezhebe göre caiz deyildir hz peygamber bunu kesin olarak yasaklamıştır.
MUVAKKAT
NİKAHI:İki şahid huzurunda:Benimle şukadar müddetle evlenmeyi kabul
ettinmi diyerek diğer tarafın kabuli ile kıyılan nikahtır , buda 4
mezhebe göre geçersiz caiz olmayan bir nikah şeklidir.
Şİ,AR NİKAHI:
Biribirinin yakınları ile nikahlanmak isteyen kişiler nikah kıyarken
diğerine diyorki: Senin kız kardeşinin cinsel organından istifade
etmemin bedeli: mehri seninle evlenen benim kız kardeşimin cinsel
organından istifade etmen olsun. yani:mehir bedeli olarak
biribirlerinin kız kardeşlerinin cinsel organından istifade etmeyi
ortaya koyarak kıyılan nikah şeklidir, dinen geçersiz bir nikah
şeklidir.

KADIN VEYA KIZLARLA NİŞANLANMAK:

1- Din kardeşinin nişanlanacağı bir kadına veya kıza aralarındaki işlem bitmeden talip olmak dinen mekruhdur:çirkindir.
Ölüm veya boşanma iddeti dolmayan kadınlarla nişanlanmaya kalkışmak dinen haramdır yasaktır.
İddeti tam bitmeyen, veya 3 talakla tam boşanmayan kadınlarla evlenmek haramdır kıyılan nikah batıl geçersizdir.

HANEFİ MEZHEBİNE GÖRE NİKAHIN FARZLARI İKİDİR:

1- İcap ve kabul,icap:karşı tarafa evlilik teklif etmek.Kabul: kabul etmektır. .
2-
Nikah kıyılırken iki şahidin nikah meclisinde hazır olamaları ve burada
nikah kıyılacağını, kiminle kimin evleneceklerini bilmeleri, icap ve
kabulu duymaları şarttır, aksi halde şahidlik geçerli olmaz nikahta
tamam olmaz,Yeniden kıyılması gerekir.

NİKAHTA ŞAHİDLİK MİKTARİ :

Ya akıl baliğ müslüman 2 erkek veya 1 erkek 2 kadın olacak.
Ayrıca
şarta bağlı olarak kıyılan nikahlar geçersiz olur. mesela:bana şunu
alman veya şunu yapman şartıyla seninle evlenmeyi kabul ediyorum gibi.
Zira nikah şart kabul etmeyen akitlerdendir.

NİKAH ÜÇ ŞEKİLDE KIYILIR:Esaleten,velayeten, vekaleten .

ESALETEN EVLİLİK:Evleneceklerin direk nikah meclisinde icap ve kabulü kendilerinin yapmalarıdır.
VELAYETEN EVLİLİK:Velilerin nikahı fiilen kendilerinin kıymasıdır.
VEKALETEN EVLİLİK:Vekillerin nikahı kıymasıdır.
Ayrıca
peygamberimizin hadisi şerifine göre 4 yerde şakada ,gerçekde
gerçektırقال عليه السلام ثلاث جدهن جد و هزلهن جد النكاح والطلاق واليمين
والعتاق:Nikah,talak,yemin,köleyi azad etmek.
Yani:Bir kimse
yetişkin 2 erkek veya 1 erkek 2 kadın olan yerde bir kimseye şaka ilede
olsa benimle evlenirmisin veya nikahlanırmısın dese karşı tarafta kabul
etse nikahlanmış olurlar, bu kadın bu kimseden boşanıp iddeti
dolamdıkca bir başkası ile evlenemez.
Bir kimse şaka niyetiyle
hanımına sen benden boşsun veya seni boşadım,veya boşuyorum dese
otamatıkman bir talak talakı rec,i boş olur.
şayet bu sözleri derken
talak sayısı söylerse okadar talakı rec,i ile boş olur, şaka dedim
demesi fayda etmez. Talakı rec,i:kocaya hanımına tekrar dönebileceği
durumlarda dönme hakkını veren boşama şeklidır,ızahı aşağıdaki
talak:boşama bölümündedir.
Burada söylemem gereken çok önemli bir
husus vardır: Bazı veliler bazı ortamlarda bibirilerine diyorlaki bu
kızımı senin oğluna vereceğim veya verdim diğer velide diyorki tamam,
veya aldım kabul ettim bu durumda eğer orada 2 erkek baliğ şahid veya 1
erkek iki kadın varsa ve bu sözleri duymuşsalar bu iki çocuğun
nikahları velileri tarfından kıyılmış sayılır.
Bu çocuklar baliğ
olup boşanmadıkca bu kız çocuğu bir başkası ile evlenemez bu tür yalnış
işlerden herkes sakınmalıdır, bilmemek mazeret deyildir münkerattandır
dine gereken değeri vermemektır.
Kavaidi fıkhıya: الجهل بالاحكام
فى دارالاسلام وليس بعذر İslam ülkesinde yaşayıp herkesin kendisine
yetecek kadar İslam ahkamını bilmemesi mazeret deyildır.
Ayrıca bir
kimse şaka ile veya gırgırına yemin etse geçerli olur gereğini yapması
gerekir yeminini bozarsa yemin kefareti ödemesi gerekir.
Ya üç gün
peşbeşe oruç tudacak, veya 10 fakiri sabah akşam doyuracak kadar fitre
verecek, 10 ayrı ayrı fakirlere verecek çünki ayeti kerimede 10
fakirden bahsediliyor hepsini bir fakire verse geçerli olmaz tekrar
vermesi gerekir.,veya kölesi varsa onu azad edecek.şaka ilede kölesine
azadsın veya seni azad ediyorum dese hemen azad olur şaka dedim lafı
geçerli olmaz.

BİR MÜSLÜMAN ERKEĞE EVLENMESİ HARAM OLAN KADINLAR:

Ayeti
kerime ifadesiyle:Anneleriniz ,kızlarınız,kız
kardeşleriniz,Halalarınız,Teyzeleriniz,Erkek kardeşlerinizin
kızları,Kız kardeşlerinizin kızları.
Nikahınız altında bulunup
ilşkiye girdiğiniz hanımlarınızın kızları,eğer bu hanımlarınızla sadece
nikah kıyıp ilişkiye girmeden ayrılırsanız ozaman kızları size helal
olur,
Hanımlarınızın anneleri,Babanızın hanımları.
Kendi dölünüzden olan erkek çocuklarınızın hanımları.
Süt kız kardeşleriniz ,Süt halalarınız,Süt teyzeleriniz,Süt nineleriniz,Süt babalarınızın hanımları.
Hürmeti
musahare yoluyla haram olanlar yani:Babalarınızın ,Dedelerinizin veya
Erkek çocuklarınızın vucud sıçaklığını hissederek şehvetle ellediği
veya fiilen ilişkiye girdiği 9 yaş üzeri kadınlar.
İki kız kardeşi aynı anda nikahı altında bulundurmak.
Hala ile yiyenini aynı anda nikahı altında bulundurmak,Teyze ile yiyenini aynı anda nikahı altında bulundurmak.
Başkalarının nikahı altında bulunan kadınlarla evlenmek.
Başkalarından boşanıp henüz iddetleri dolmayan kadınlarla evlenmek.
Semavi dinlere mensup olmayan ateist,put peres,güneşe tapan,gibi kadınlarla evlenmek.
İslam
dininde akıllı baliğ erkek burada bahsi geçen kadınların dışında diğer
kadınlarla evlenebilir, fakat evleneceği kimsenin aile yapısına
ahlakına inancına dindarlığına çok dikkat etmesi menfaatı gereğidir
aksi halde huzur bulması şüphelidır.
Müslüman erkeklerin hiristiyan
ve yahudi kadınlarıyla evlenmeleri caizdir fakat doğuracağı çocuklar
ahlakından ve aile yapısından etkilenme ihtimali olduğu için tavsiye
edilmez.
Müslüman erkekler :Ateist, putperes,güneşe, aya,
yıldızlara tapan ,semavi kitaplardan hiç birine inanmayan kadınlarla
evlenemez,nikahları geçerli olmaz ,bu hususla ilgili ayeti kerime
vardır.
Müslüman kadınlar ancak müslüman erkeklerle evlenebilir
başkaları ile evlenemez. ayeti kerime vardır aksi halde nikah
geçersizdir bunun böyle oluşunun bir çok sebebleri ve hikmetleri
vardır.

İSLAM HUKUKUNDA VELİLİK:.

Velide aranan şartlar:Hür olacak ,Akıllı olacak,Baliğ olacak ,Evlendireceği kişinin dinine mensup olacak.
Velilik hakkı 4 şeyle meydana gelir:
1-Köle veya cariyenin ağası olmak.
2-Evlendireceği kişinin yakını olmak.
3-Hiç kimsesi olmayan kişin kendisi tarafından veli tayin edilmiş olmak.
4-Hakim
veya imam :halife olmak bu yukarıdaki velilerin hiç birisi olmazsa
velayeti amme: umumi velilik yetkisi ile Kadı:Hakim veya imam: Halife
veli olur.

ERKEKLERDEN OLAN VELİLER 4 ÇEŞİTTİR:

1.ci dercede veli olanlar:Kadının baliğ akıllı dindar erkek çocukları ve çocuklarının çocuklarıdır.
2.ci derecede veli olanlar:Baba ve dededir.
3.cü derecede veli olanlar:Erkek kardeşler ve erkek kardeşlerin erkek baliğ çocuklarıdır.
4.cü dercede veli olanlar:Amcalar ve amcaların erkek baliğ çocuklarıdır.
Birinci
derecede veliliğe ehil dinen velilikten düşecek bir durumu olmayan veli
varken bunun yazılı vaya sözlü izni olmadan nikahı bir başka veli
kıyamaz kıyarsa birinci derecdeki velinin iznine bağlı olur onaylarsa
nikah geçerli olur aksi halde olmaz ,Ancak 1.ci derecedeki veli çok
uzak bir yere gitmiş veya kayıp olmuş kendisine ulaşılamıyor veya
fasiktır: kızı kendi menfaatı için evlendirecek veya veli adildir fakat
geç gelecek her zaman ele geçmez iyi bir damat adayı vardır bu durumda
2.ci veli veya sırasıyla kim hazırda varsa o nikahı kıyar 1.ci
derecedeki velinin itiraz etme hakkı olmaz.
Burada sayılan
velilerden hiç birisi yoksa veya velayete ehil deyillerse bu durumda
Hakim bu kişiye veli tayin eder veya velayeti amme yetkisi ile nikahı
kendisi kıyar.
İslamda evlenmek için belirli bir yaş sınırı yoktur :Yetişkinler velilerinin izniyle kendileride nikahı kıyabilirler.
Velilerin
izni olmayan nikahlarda denklik şartı aranır varsa veli itiraz edemez
yoksa eder bu hususları evlilikte denglikte aranan alttaki şartlara
bakınız.
Yetişkin olmayan ,bunak,delilerin nikahlarını sadece
velileri kıyar kendi başlarına kıydıkları nikahlar hiç bir şekilde
geçerli olmaz. çünki nikah kıymaya dinen ehil deyillerdir, kendi zarar
ve menfaatlarını gözetemezler.
Ayrıca Küçük yaşta velilerinin
velayeti ile evlendirilen çocuklar ilişkiyi kaldıracak duruma gelene
kadar asla bunlarla ilişkiye girilmez, zülüm olur yasaktır.
Ayrıca
bunlar baliğ olur olmaz baba ile dedenin velayeti dışındaki nikaha
itiraz etme hakları vardır,Baba ile Dede fasık olursa bunların
kıydıkları nikahada itiraz etme hakları vardır.
Baliğ olur olmaz
başka hiç bir şey konuşmadan hemen nikaha itiraz ediyoruz demeleri
lazımdır.aksi halde sonradan itiraz etme hakları olmaz. İtiraz halinde
Kadı veya Hakim nikahı fesih edebilir.
Eğer baliğ olur hemen itiraz
etmezlerse aradan zaman geçerse veya kabule delalet eden bazı hallede
bulunursalar veya itiraz etme haklarının olduğunu bilmedikleri için
itiraz edememişseler sonradan itiraz edemezler.
Zira dinin
ahkamından herkes kendisine yetecek kadar herşeyi bilmek ve öğrenmekle
mükellefdir aksi halde hem dünyada ve hemde ahirette zararına
katlanırlar.
Bu konuya islam hukukunda hiyari buluğ denir.

EVLİLİKTE VEKİLLİK:

Dinen
müslüman akıllı baliğ olan herkes bir başkasına vekil
olabilir.Evlenecek kişiler vekalet verirken filanca filanca kişiyle
nikahımı kıymak üzere seni vekil ettim demeleri ve vekaleti alanda
filanca filanca kişiyle nikahını kıymak üzere vekaletini kabul ettim
demesi lazımdır, aksi halde vekalet tamam olmaz, olmayıncada kıyılan
nikah geçerli olmaz.
Ayrıca vekaleti verirken veya alırken şahidler
huzurunda yapılması evladır zira ilerde ihtilaf doğarsa şahidlerle
durum isbat edilir aksi helde sıkıntılar meydana gelebilir.

HANEFİ MEZHEBİNE GÖRE EVLİLİKTE ARANAN DENGLİKLER:

1-Dinde eşitlik.
2-Nesebte: aile ırkında eşitlik.
3-Hürrüyette eşitlik.
4-Malda eşitlik:zenginlik veya fakirlikte.
5-Dindarlıkta eşitlik.
6-Meslekte, Sanatta eşitlik.
Diğer
mezheplere göre Denglikte değişik görüşler vardır. asıl olan
evleneceklerin ve velilerinin ittifak etmeleridir,ittifak halinde
denglik aranmaz.
Velinin izni olmadan nikah kıyılırsa hanefi
mezhebine göre veli denglik şartlarından biri olmazsa bu nikaha duyar
duymaz hemen itiraz etmesi gerekir ve hakime nikahı fesih için muracaat
etmesi lazımdır .Geç kalırsa veya kabule delalet eden bir harekette
bulunursa itiraz etme hakkı kalmaz,nikah yürülüğe girer,Delaleten
onaylamış sayılır.
Denglik şarlarında veliler mezheplerine göre haklarını kullanma hakları olur.

EVLİLİKLERİ İSBAT ETMEK:

Evliliklerin isbatı: İki adil erkek veya Bir erkek iki Kadın şahitlerle isbat edilir.
Ayrıca dinen geçerli ve günümüzde geçerli olan bir çok vesikalarlada isbat edilir.

EVLİLİKTE KADININ GÖREVLERİ:

1-
Kadınlık görevleri ile ile ilgili olarak kocası kendisinden herne
isterse dinen yasak olan istekler dışında her konuda kocasına ita,at
etmek:ilişkiyi kaldıramıyacak dinen geçerli bir mazereti olmadıkca
kocasının bu isteğine her zaman icabet etmek, aksi halde günahkar olur
ve itaat edene kadar kocasından nafaka alma hakkı olmaz.
2-Kocasının hazırladığı eve oturmak .
3-Kocanın izni olmadan dinen geçerli bir mazeret olmadan kocasının evinden dışarı çıkmamak.
4-Kocanın
izni olmadan kocası evine mahremleri dışında hiç bir kimseyi almamak:
Baba ve Annesini kocanın iznini aramadan haftada bir defa,diğer
mahremlerini senede bir defa izinsiz eve alabilir.Bu hususların
bazıları ayeti kerime ve bazıları hadisi şeriflerle belirlenmiştır.
Kadının itaatsızlığı durumunda ,ayeti kerimede beyan edildiği gibi kocanın üç şekilde kadınına davranma hakkı vardır.
1-Vaiz nasihat etmek.2- Fayda vermezse Yatağına gitmemek. 3- Buda fayda vermezse hafifçe ellemek.
Diğer
bir ayeti kerimenin ifadesine göre karı koca arasında hiç bir şekilde
huzur temin edilemiyorsa islami bilen bir hakem koca tarafından bir
hakemde kadın tarafından onların aralarını ıslah etmek,düzeltmek için
onlara gönderin, eğer onlar gerçekten ıslahı diliyorsalar Allâh onları
muvaffak kılacaktır , barıştan sonra yinede hiç bir şekilde huzur ve
barış temin edilemiyorsa, ozaman ayrılsınlar,Allâh kadını yeni bir koca
ile kocayıda yeni bir kadınla biribirine ihtiyaçsız hale getirir,ve
hayat devam eder .
Burada kadının görevleri içinde ev işleri
vesaire yoktur zira bu işleri yapmak kadınlara farz olan mecburi
görevler deyildir, fakat sevap kazanmak ve insani bir görev olarak
ihtiyaç halinde elinden geldiği kadar bu işlerle ilgilenmeleri dinen
gereklidir.
Peygamberimizin hanımları,sahabi hanımları özellikle
hz peygamberimizin fatıma annemize bu hususla ilgili tavsiyeleri
müslüman kadınlar için en önemli birer örnektir, onlar ellerinden
geldiği kadar ev işleri ile ilgilenmişlerdir, bu mübarek kadınların hiç
birisi nasıl olsa bu görevler bize farz deyildir deyip evde akşama
kadar oturmuş deyillerdir.

KOCANIN GÖREVLERİ.:

1- Hanımına söz verdiği mehri zamanında vermek.
2-
Arada özel bir anlaşma yoksa koca kendi mali durumuna göre hanımına
barınma yeri temin etmek, özel şart varsa ona göre hareket etmek.
3- Hanımının yiyecek, giyecek,Barınma ihtiyaçlarını temin etmek.
4- Hanımına iyi davranmak.
5- Eğer başka hanımı varsa aralarında adil davranmak:yemede, giymede,barınmada,yataklarına gitmede.
6- Kadınının anne babası yakınsa haftada birdefa diğer mahremlerinin senede bir defa ziyaretlerine izin vermek.
7-Kadına kendi malında istediğ gibi islami ölçüler içinde harcamada engel olmamak.
8-Ev ihtiyaçalrını temin etmede kadının rızası olmadan hanımını hiç bir mali yükle mükellef kılmamak .
Aile ile ilgili her türlü masraflar kocaya aittir.

KARI KOCA ARASINDA MÜŞTEREK OLAN HAKLAR,GÖREVLER:

1-
Her birerleri biribirine güzel davranacak,biribirinin haklarını ihlal
etmeyecek,gizli ve aşikar biribirilerine samimi davranacaklar,bütün
gayretleri ile mutlu olmaları için ve gelecekte meydana gelebilecek
olumsuzları yok etmek için elden gelen bütün gayreti gösterecekler.
2-Karı koca bibibirinin nikahlarına zarar verecek her türlü hallerden azami dercede sakınacakla
3-Ölüm halinde dinen hak ettikleri mirasları vermede sıkıntı çıkarmıyacaklar.
4-Karı kocadan her birerleri bibibirinin cinsel arzularına dinen geçerli bir engel olmadıkca her halükarda cevap verecekler.

MEHİR AHKAMI:

Mehir
kelimesi: Dinen bir kadınla evlenme veya ilişkiye girme bedeli olarak
erkekler tarafından verilmesi vacip olan malın veya paranın adına denir.
Mehrin
verilmesinin vacip oluşu kitap, sünnet ve icma ile sabittir. و آتوا
النساء صدقاتهن نحلةAyeti kerime: kadınlara tam tamına mehirlerinini
verin.
Dinen değer ifade eden herşey iki tarafın rızasıyla mehir olarak verilebilir.
Nikah
aktını yaparken mehir konuşmak vacip deyildir ,akid esnasında mehir hiç
konuşulmasa veya konuşulupda koca kabul etmezse buna ramen nikah aktı
yapılırsa yinede mehir kocanın zimmetinden düşmez , bu durumda kadının
mehri baba tarafındaki kendi yaşındaki ve özelliğindeki kızların mehri
ne ise o olur ve bu mehre mehri misil denir: Emsallerinin mehri
demektır.
Eğer akid esnasinda mehir konuşulur kocada bunu vermeyi
kabul ederse bu mehre: Mehri musemma :konuşulan mehir denir. ve kocaya
onu vermek vacip olur.
Hanefi mezhebine göre mehrin en azı 10 dirhem
olmalıdır , 10 dirhem bugünkü ölçülere göre 30 gram gümüş;e tekabul
eden bir değerdir, bu değerden az olursa mehir konulumamış sayılır ve
kadının mehri emsallerinin mehri olur.
Mehir bu miktardan az olursa
kadın veya velisi kabul etmezse mehir konuşulmamış sayılır bu durumda
kadının mehri emsallerinin mehri olur.kadın veya velisi kabul ederse
sorun olmaz, konuşulan mehri bu mikdar olmuş olur.
Eğer kadın
velisinin izni olmadan birisiyle nikahlanıp 10 dirhem mehirden az
mehirle evlenirse bu evliliğe velinin itiraz etme hakkı olur koca bu
mikdara mehri tamamlarsa itiraz hakkı kalmaz.

MEHİRLER İKİ KISMA AYRILIR:

1-Mehri musemma : konuşulan mehir.
2-Mehri misil :kadının emsallerinin mehri.
Ayrıca bu iki mehirde 2 kısıma ayırılır:Mehri muaccel: peşin konuşulan mehir. Mehri mueccel :vadeli olan mehirdir.
Peşin
konuşulan mehrin zamanı gelmeden kocadan istenme hakkı olmaz .şayet
peşin konuşulup vadesi belli olmazsa bu durumda örfe bakılır örfde ne
kadarı nasıl peşin ödeniyorsa koca ona göre hareket etmekle mükellef
olur , aksi halde kadın peşin olan mehrini bu şartlara uygun olarak
almadıkca koca evine gitmekle mükellef olmaz ve kocaya yine nafakasını
vermek vacip olur, çünki kusur kocadadır.
Vadeli mehrin vadesi belli
ise ve ödenmesi ile ilgili özel bir örf adet yoksa vadesi gelince
ödenir , daha önce kocanın rızası olmadan istenemez.
Vadeli mehrin
vadesi belli deyilse: , ödenmesi için özel bir örf yoksa bu durumda
vadesi karı kocadan birisi ölünceye kadar uzar, karı kocadan birisi
ölünce peşine döner kocanın malından hemen ödenir.
Ayrıca konuşulan
mehrin bedeli dinen mal olmayan değer ifade etmeyen bir türden olursa
konuşulmamış gibi kabul edilir ve kadın emsallerinin mehrini almayı hak
eder.
Akıl baliğ olan koca mehir konuşulduktan sonra kendi rızası
ile mehrin bedelini artırabilir , kadında bedeli düşürebilir veya
hepsini kocasına bağışlayabilir,bu durumda tekrar kocasından isteme
hakkı olmaz.

KONUŞULAN MEHRİN TAMAMINI: Kocanın hanımına vermesi 5- yerde vacip olur:

1-Fasid evlilikte gerçek ilişkide bulunması halinde.
2-Şüphe
ile hanımı olmayan bir kadına ilişkide bulunması halinde:yani:gece
yatağına hanımı yatıyor zannıyla bu kadına ilişkide bulunması halinde,
bu kadına Emsallerinin mehrinin tamamını vermesi kendine vacip olur..
3-Sahih evlilikde gerçek ilişkide bulunması halinde.
4-Sahih
evlilikte halveti sahiha olması durumunda. Halveti sahiha: Nikahlı
olduğu bir kadınla kapalı bir ortamda ilişkiye girecek kadar bir zaman
başbaşa kalması demekdir,Hanefi mezhebine göre hükmen gerçek ilişgi
gibi sayılmaktadır.
5-Sahih evlilikde karı kocadan birinin ölmesi durumunda.
Fasid nikahta: Eğer konuşulan mehir fasidse kadına emsallerinin mehrinin tamamını vermek vacip olur.
Eğer
konuşulan mehir dinen geçerli bir mehirse konuşulan mehirle
emsallerinin mehrinin yarısı verilir. Yani:mehri musemmaile mehri misil
bedelleri toplanır 2 ye bölünür ve yarısı kadına verilir.


KONUŞULAN MEHRİM YARISINI VERMEK VACİP OLAN DURUMLAR:

1-Kadınla
dinen geçerli bir akitle evlendi ve geçerli bir mehir konuşuldu ve
gerçek ilişkiye girmeden ve halveti sahiha gerçekleşmeden koca kendi
isteğiyle hanımını boşadı ve kadın mehirden hiç bir şey kocaya
bağışlamamış idi.
Eğer koca akitten sonra mehre bir fazlalık
yapmışsa veya akit esnasında mehir konuşulmamışsa bu durumda koca her
halükarda ilişki olsun olmasın fazlalığın tamamı ile mehri mislin
tamamını vermekle mükellef olur.
Eğer koca hanımını kendi rızası
ile, ilişkiye girmeden önce veya halveti sahiha olmadan önce mehirde
konuşulmamış olduğu halde boşarsa kadına MUT;A vermesi vacip olur.
MUT,A:para
veya mal cinsinden örfe göre kocanın mali durumuna göre vereceği her
hangi bir şeydir , bazı alimler bunun kadın fistanı,başörtüsü,kadın
gömleği,cilbab gibi bir şeyler olduğunu derler.

HİÇ MEHİR VERMEK VACİP OLMAYAN DURUMLAR:

1-Nikah fasid idi ilişkiye girmeden koca kadından kadının rızasıyla veya hakimin ayırmasıyla ayrıldı.
2-Nikah akdi geçerli idi fakat gerçek veya hükmen ilşkiye girmeden nikah akti çözültü:
Nikah akti ortadan şu sebeblerden dolayı kalktı:
a-
kadın koca ile küçük yaşta baba ile dedenin dışındaki velilerin
velayeti ile nikahlanmıştı ve baliğ olur olmaz nikaha itiraz etti ve
hakim nikahı fesh etti.
b-Kadın dininden döndü , mürted oldu.
c-Kadın
nikahın düşmesine kendisi sebiyet verdi: dinden çıkacak bir söz
kullandı veya kayın pederini veya kocasından olan baliğ erkek
çocuklarından birini şehvetle elledi veya bunlarla fiilen ilişkiye
girdi.

MEHRİ KİMLER TESLİM ALMAYA YETKİLİDIR:

Eğer kadın baliğ yaşta olmazsa veya baliğ olup deli veya bunaksa veliler derecelerine göre teslim alırlar.
Ayrıca
bu durumda olanların mehirlerini vasileri , velileri veya Vası ve
Velilerin vekilleride teslim alabilirler ,bunların hiç birisi yoksa
ozaman hakimin kendisi veya Vası tayin edeceği kişiler teslim alırlar.
Yetişkin akıllı baliğ kadının mehrini onun izni veya vekaleti olmadan
hiç bir kimsenin ondan habersiz teslim alma hakkı yoktur.
Ayrıca
kadına koca adına herkim mehrini vermeyi garanti etmişse veya mehre
kefil olmuşsa onlardanda kadın mehrini almak, istemek hakkı vardır.
Kadın
mehrini tam alamazsa bu hususla ilgili olarak hakime muracaat etme
hakkı vardır , isbat halinde mehrini alır, aksi halde iş mahşere kalır.

EV EŞYALARI VE ÇEYİZLER.:

1-
Kadına veya velisine koca evine çeyiz yapmak , eşya getirmek vacip
deyildir, koca böyle şeyler ondan isteme hakkına sahip deyildir.
2-Kadın
kendi çeyiz eşyasını yapmakla yükümlü deyildir şayet kendi isteğiyle
yaparsa halis kendi hakkıdır bunlara hiç bir kimsenin hakkı
yoktur.,kadının izni olmadan bu eşyaları hiç kimsenin kullanma hakkı
olmaz.
3-Baba kızına çeyiz eşyası olarak kızının mehir parasından alırsa bu eşyaların tamamı kıza ait olur.
Şayet
çeyizin bir kısmını baba kendi malından bir kısmınıda kızın mehir
parasından yaparsa kendi malından yaptıklarını mehir parasından geri
alabilir.,
Eğer baba yetişkin kızına kendi malından çeyiz yaparsa ve
kızınada teslim ederse geri isteme hakkı olmaz çünki yakın akrabaya
yapılan bağıştan dönüş yapılmaz caiz deyildir.

EV EŞYALARI KONUSUNDA İHTİLAF OLURSA:

Her
iki taraftanda milkiyet hakkını isbat için delil istenir delil getiren
hak sahibi olur ,delil getirememeleri durumunda taraflara yenin teklif
edilir ,yemin etmeyi kabul etmeyen haksız kabul edilir yemin edenin
iddiasıyla amel edilir.,
Her iki tarafda delil getiremez ve yemin
etmeyide kabul etmezse bu durumda kadına layık ve uygun olan eşyalar
kadına, erkeğe layık ve uygun olanlar erkeğe verilir.


NAFAKA AHKAMI:

Nafaka islamda 3 sebebden dolayı vermek vacip olur:

1-Kadını olduğu için.
2-Yakını
olduğu için: Babaya küçük çocuklarına:Erkek çocuklar baliğ oluncaya
kadar kızlar kocaya gidinceye kadar, kazanmadan aciz olan büyük
çocuklarına,ve diğer yakınlarına durumlarına göre nafaka vermesi vacip
olur.
3- Sahibi olduğu için:Kişi kölelerine sahip olduğu
hayvanlarına diğer canlı mal hükmünde hernesi varsa hepsinin
nafakalarını vermek kendisine vaciptır.
Kadınına nafaka vermeyi
emreden ayeti kerime: أسكنوهن من حيث سكنتم من وجدكم ولا تضاروهن لتضيقوا
عليهن var olan elinizde bulunan meskenlerinizde hanımlarınızı iskan
eddirin , onları daraltmak için onlara baskı yapmayın. Talak süresi
Ayet:6 ومن قدر عليه رزقه فلينفق مما آتاه الله Herkime kimin rızkını
vermek taktir edilmişse Allâhın verdiklerinden ona infak etsin.Talak
süresiAyet:7
Çocukların nafakalarını emreden ayeti kerime:و على
المولود له رزقهن و كسوتهن بالمعروف Kendisi için doğurulan çocukların
nafakalarını adaletle, islami ölçülere göre vermekle baba
mükellefdir.Bakara süresi Ayet:233
Baba ve annenin nafakalarını
emreden ayeti kerime: وقضى ربك ألا تعبدوا الا اياه و با لوالدين احسانا
Rabbin ona ibadet etmekle ve Anne Babalarınıza iyilik etmekle
hükmetti.İsra süresi ayet:23-Ankebut süresi Ayet:8- Lükman süresi
Ayet:14

KADINLARIN NAFAKAYI HAK ETMELERİNİN SEBEBİ:

Umumi kural vardır: Her kim kimin menfaatına kendini hapsederse onun nafakası ona aitdir.

KADINLARIN NAFAKA HAK ETMESİNİN ŞARTLARI:

1- Dinen geçerli bir akitle kocanın hanımı olması lazım , akid fasid olursa nafaka hak edemez.
2-Kadınlar
kocanın cinsel ve diğer ev ihtiyaçlarını karşılamaya elverişli olması
lazımdır , bu itibarla hanım büyük veya ilişkiyi kaldırabilecek yaşta
olmalıdır. Eğer çok küçük yaşta olup koca evinde ikame ederse koca yine
nafakasını verir , Baba evinde kalırsa vermez.
3- Dinen geçerli bir
mazeret olmadan kocanın cinsel ihtiyacını görmeden imtina etmemesi
halinde , imtina ederse imtina ettiği günlerin nafakasını almaya hakkı
olmaz, ayrıca günahkar olur.
4- Dinen geçerli bir gerekçe olmadan
koca evini terk etmemesi şartıyla , aksi halde izinsiz ve geçersiz terk
günleri için nafaka almayı hak etmez.
Ayrıca kadın kendi borcu veya suçundan dolayı hapsedilirse yine kocadan nafaka almak hak edemez.

NAFAKA MİKTARINI BELİRLEMEK:

Genelde
kocanın varlık durumuna göre nafaka verilir şayet karı koca arasında
özel bir anlaşma veya şart yoksa aksi halde bu anlaşma ve şartlara göre
nafakayı belirlemek gerekir, islamda ahde vefa farzdır.

HAKİM NAFAKAYI BELİRLEDİKDEN SONRA KOCANIN NAFAKAYI VERMEMESİ DURUMLARI:

1-Koca
imkanı olduğu halde nafakayı vermemesi halinde: Kadı ,Hakim kocanın
bilinen malı varsa onu değerine satar ve kadının nafakasını verir fazla
olan bedeli kocaya iade eder,Eğer koca malını gizlerse hakim kadının
isteği ile kocayı hapseder taki malını meydana çıkaranakadar,ıslah
olanakadar.
2- Eğer koca fakir ise nafakayı verecek gücü yoksa:
hanefi mezhebine göre bu sebebden dolayı Hakim nikahı fesih etmez,
kadına derki birisine nafakan miktari borçlan kocan borcu ödemesi
şartıyla,koca nafakayı vermek için meşru olan herşeyi yapar : Dinen
zekat alacak durumda ise zekat , fitre alır,vel hasıl nafakayı vermeden
kadın bağışlamadıkca kurtulamaz.
Koca fakir kadın zengin olsa bile
yine nafakası kocaya aittir hanımına kendi paranı ye diyemez, hanımı
kendi parası veya malından kendine hakimin belirlediği nafakayı temin
eder kocası imkanı olunca ona ödemesi şartıyla, kadın bağışlarsa mesele
yoktur.

KADININ BARINMASI:

1- Barınma yerı kocanın mali durumuna göre temin edilir.
2-Kocanın 7 yaştan aşağı olan çocukları hariç başka kadınlardan olan çocukları kadın istemedikce bu meskene oturamaz.
3- Mesken barınacak yer her türlü zaruri ihtiyaçları kapsar şekilde olacaktır.
4- Mesken güvenli bir yerde ve komşular olan yerde olacak.
5- Kadının rızası olmadan kocanın ailesinden hiç bir kimse bu meskende oturamaz.

KADININ HİZMETÇİSİNİN ÜÇRETİ VE NAFAKASI:

1-Eğer
koca zenginse ,kadında kendi ihtiyaçlarını görebilecek durumda ise
kocaya kadının hizmetçisinin nafakasını vermek vacip olmaz ,zira zengin
kocaya vacip olan hanımının yeterli nafakasını temin etmekdir ,kadın bu
durumda kendi hizmetini görebilmektedir.
2- Koca zengin olup kadında
kendi hizmetini bir hastalık veya başka bir sebebden dolayı göremiyorsa
: Budurumda kocaya gerekli hizmetçi ve diğer elemanların nafakasını
vermek vacip olur.

KAYIP OLAN KOCANIN NAFAKA VERME ŞEKLİ:

1-
Eğer kayıp olan koca nafaka cinsinden olan para , altın , gümüş yiyecek
gibi mallar geriye bırakmışsa bunlarda koca evinde ise, kadın bunlardan
kendine belirlenen nafaka miktarınca alabilir,eğer kocanın bu tür
malları bir başkasında ise Hakime haber verir ve Hakim o emanetçiden
nafaka miktarınca alır kadına verir.
2- Kocanın evinde veya hiç bir
emanetçiye bıraktığı nafaka türünden bir malı yoksa o zaman Hakim bir
başkasından kocası adına nafaka miktarınca borç almasını söyler, şayet
kadına hiç kimse borç vermiyorsa parası olan birine bu kadına borç
vermesini emreder , vermezse Hakim zorla alır kadına verir.
3- Eğer
koca kayıp olur ve kadına yetecek kadar evde nafaka bırakarsa ve
kocanın kayıplık hali net belli deyilse kadının kocasından ayrılmak
için Hakime müracatı kabul edilmez.
4-Ancak kayıp olan koca çok uzun
bir müddet kayıp olur ,durumu hala meçhül ise kadında bu durumdan zarar
görüyorsa Hakime müracaat edip nikahın feshini isteyebilir.


En son mahşer tarafından Perş. Şub. 04, 2010 11:59 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
avatar
mahşer
Destekleyen Üye
Destekleyen Üye

Mesaj Sayısı : 1024
Kayıt tarihi : 22/05/09
Yaş : 30
Nerden : ilahiaşktan :)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: HER MÜSLÜMANIN BİLMESİ VACİP OLAN İSLAMDA AİLE HUKUKUNUN ÖZETİ

Mesaj tarafından mahşer Bir Perş. Şub. 04, 2010 11:58 am

KOCANIN KADINININ NAFAKASINI PEŞİN OLARAK VERMESİ DURUMU:

Eğer
koca kadınına peşin nafakayı verir sonradan boşanma veya ölüm nedeniyle
ayrılık olursa: Bazı alimlere göre fazlalık olan miktari koca geri
isteyebilir ,bazı alimlere göre karı kocanın biribirine verdiklerinden
dönüş yapılmaz geri istenmez , karı ile koca bağlı oldukları mezhebin
veya ittifakla başka bir mezhebin görüşüyle amel edebilirler.

YAKINLARIN NAFAKASI.

Çocukların
nafakası:Kendine ait malı olmayan Erkek küçük çocukların nafakası baliğ
olanakadar, Kız çocukların evlenene kadar Babaya aittır,eğer
kendilerine ait bir malları olursa bu durumda nafakaları bu mallardan
temin edilir,nafakaları Babaya vacip olmaz.
Ayrıca baliğ olup
kötürüm olan,kazanamayı beceremiyecek kadar saf olan ,bunak olan deli
olan erkek çocukalrında nafakası Babaya aittir şayet Baba kazana
bilecek bir durumda olursa veya zengin olursa,şayet Baba kötürümlük
veya başka bir sebebden dolayı kazanamıyacak bir durumda olursa bu
durumda Baba yok hükmünde sayılır ve bunların nafakası diğer yakın
akrabalarına ait olur: Bunlardan kendilerine düşebilecek miras
miktarına göre nafakalarını veririler.

BABANIN NAFAKASINI VERMEK:

Erkek çocuklara Babalarının nafakasını vermek iki şartla vacip olur:
1-Eğer
Baba fakir olursa kazanmaya kadir olup olmaması farketmez.Zengin olur
veya kendine yetecek kadar nafakası olursa çocuklarına vacip olmaz.
2-
Çocukların zengin olması veya kazanmaya kadir olmaları halinde aksi
halde Babalarının Annelerinin nafakaları kendilerine vacip olmaz.Baba
ve Annenin nafakaları yakınlarına yakınlık durumuna göre vacip olur
önce en yakın olana vacip olur, sonra sırasıyla yakınlık derecelerine
göre vacip olur.Kendilerine bu şahıslardan düşecek miras hisse
miktarına göre.

BABANIN HANIMININ VEYA HİZMETÇİSİNİN NAFAKASI:

Eğer
Baba fakir veya çalışamıyaçak bir durumda olur ve kadına veya
hizmetçiye ihtiyacı olursa, bu durumda bu hizmetçi veya üvey
annelerinin nafakaları erkek çocuklarına ait olur.
Eğer babanın bu kadına veya hizmetçiye ihtiyacı olmazsa bu durumda nafaka Babaya ait olur.

ANNE, BABA,VE ÇOCUKLARININ DIŞINDAKİ YAKINLARIN NAFAKALARI:

Öz
kardeşleri,Kız kardeşleri,Amcaları,Halaları, Teyzeleri gibi:Bunların
nafakası diğer yakınlarından zengin olanlara vacip olur. Eğer bunların
bunlara bakabilecek durumda: Babaları , Erkek çocukları yoksa , veya
kazanmaya kadir bir durumda deyilseler, aksi halde onlara vacip olur.
Ayrıca
bu kişilere diğer zengin yakınlarının nafaka vermesi bunlardan
kendilerine düşecek miras hissesi miktarına göredir :Yani bunların
nafakaları diğer yakınlarının hepsine birden bunlardan ölüm halinde
alabilecekleri miras hissesine göre vacip olur,nafakanın hepsi bir
yakına vacip olmaz, şayet başka yakınları varsa .

KADINLAR ARASINDA ADİL DAVRANMAK:

Bir
kimsenin 1 den fazla hanımı olduğu zaman aralarında adil davranmak
kendisine vacibdir, bu konu ile ilgili olarak ayeti kerimeler vardır
:Eğer adil davranmadan korkarsanız ozaman bir kadınla yetinin emir
olunmaktadır.
Peygamberimizin hadisi şerifi vardır :Ebu hureyre hz
peygamberimizden rivayet ediyor:Her kimin iki hanımı olurda birini
kendi haline terk eder diğerine meyl ederse kıyamet günü vucüdunun
yarısı yere düşmüş halde çekerek mahşere gelir.

KADINLAR ARASINDA ADİL DAVRANMAK NERELERDE VACİPDİR:

1- İnfakta eşit davranmak : Yemede,içmede,giymede eşit davranmak .
2-
Gece yatmada eşit davranmak : Hergece sırasıyla yataklarına gitmek.
hanımlardan her kim hakkından kendi rızasıyla vaz geçerse dinen sorun
olmaz. Gece yatma sırasını adil bir şekilde hanımlarıyla belirler.
Kalbinin
sevgide meyl etmesinde ve ilişkide bulunmada eşitlik aranmaz çünki
budurum kulun iradesi dışında bir durumdur ,sevgi Allâhtandır,birini
veya bazılarını daha çok sevebilir fakat arada fitne çıkmaması için
sevgisini gizlemesi daha evladır.
Ayrıca ilişkidede eşitlik aranmaz
oda kulun iradesi dışında Allâhın verdiği bir güçdür güçü varsa
taleplere cevap verir yoksa her gece hepsiyle ilişkide bulunacak diye
bir mecburiyet yoktur .
Kadınlarının her birinin yanında nekadar
kalacağı dinen belirlenmemişdir,kendi aralarında karşılıklı rıza ile
belirlerler ve o siraya göre koca eşit davranır.
Hanefi mezhebine
göre eşit davranmada kadınlarının müslüman olmaları ,gayri müslim
olmaları ,eski, yeni olmaları ,genç, yaşlı olamları arasında hiç bir
fark yoktur , kendisi adil davranmakla mükellefdir, kadınlar haklarını
kendi rızalarıyla biribirine verme hakları vardır koca ona göre hareket
eder.
3-Yolculuk nadir olduğu için istediği ile yolculuğa çıkabilir
,fakat kur;a ile bu işi yapması en güzeldir, kadınlar arsında fitneye
vesile olmaması için.
İslam dini adaletin ölçülerini bu şekilde
beyan ediyorki koca birine zülüm edip diğerine meyl etmesin haksızlık
olmasın Ailede devamlı huzur ve mutluluk olsun.
Eğer koca bu
adalet ölçülerinin dışına çıkar hanımlarından birine zülüm ederse bu
kadının ,Hakime kocasını azarlaması için müracaatta bulunma hakkı
vardır, Hakim gerekli ıslah ve tazir cezalarını uygular buna ramen koca
ıslah olmuyorsa ,kadının iddia ettiği zarar tahammül edilecek türden
deyilse Hakim kadını kocasından talakı bayinle boşar.
Aziz
kardeşlerim bu devirde bu din anlayışıyla bir kadından fazlasıyla
evlenmek hiç bir müslümana çok önemli zaruri bir gerekçe olmadıkca asla
tavsiye edilmez , her iki dünyadada işi çok zor ve ağır olur bugüne
kadar huzur bulan yok gibidir ,Tek kadını her yönüyle iyi bakıp işe
yarar halde tutmak en güzel en akıllıca bir yoldur.

NİKAH BAĞINI ORTADAN KALDIRMA ŞEKİLLERİ:TALAK VERMEK,BOŞAMAK:

1- Talakla olur: Kocanın 3 talak boşamasıyla olur.
2- Hakimin nikahı fesih etmesi: geçersiz kılmasıyla olur.

TALAK İLE FESİH ARASINDAKİ FARKLAR:

1- Talakı koca verir feshi hakim yapar.
2-
3 talakla boşanan kadın tekrar eski kocası ile evlenebilmesi için zevci
ahir : Bir başka koca ile nikahlanıp ilişkide bulunup ondan boşanıp
iddetini tamamladıktan sonra tekrar eski kocasıyla evlenmesidir. ,ancak
bundan sonra 3 talak geri gelir ve eski kocasıyla yeniden nikah kıyarak
evlenebilir.
Fesihte ise eski kocasıyla karşılıklı rıza halinde
zevci ahir olmadan tekrar şahidler huzurunda nikah kıyarak
evlenebilir,zira eski talaklar durmaktadır.
3- Talakın gitmesine sebeb olacak bir durumla olur.
İslam
Ahkamıyla hüküm etmeyen Hakimlerin nikahı fesih etmeleri veya
boşamaları durumunda bazı Alimlere göre dinen kıyılan nikah ortadan
kalkmaz , eğer kocanın boşanmaya yazılı veya sözlü rızası yoksa.
Bazı
alimlere göre kocada boşanmayı kabul eder onay verirse en fazla 1 talak
gider, budurumda en güzeli kocası tekrar seni sırasıyla 1,2,3 talak
boşadım demesi lazımdır ,şayet bunu yapmak mümkün olmazsa o halde kadın
iddet durumuna göre iddetini tamamlar ve talak bayine döner eski nikah
otamatıkman ortadan kalkar,aksi halde dinen boşanmış sayılmaz, başkası
ile evlenemez.
Eğer koca hanımından boşanmaya veya nikahı fesih
etmeye sözlü veya yazılı rızası olmazsa ve kadınında dinen geçerli bir
boşanma gerekçesi olmazsa budurumda koca ile aralarındaki nikah hiç bir
şekilde ortadan kalkmaz Hakim boşasa bile, mutlaka kocası 3 talakla onu
tekrar boşamalıdır aksi halde bu durumdaki kadının başkaları ile
kıydığı nikah geçerli olmaz.Bu hususların iyice bilinmesi lazımdır.

KARI KOCANIN AYRILMASINDAN DOLAYI MEYDANA GELEN HÜKÜMLER:

1-Eğer
ayrılık kocanın hanımına gerçekten veya hükmen halveti sahıhayla
ilişkide bulunduktan sonra olursa , kadın konuşulan mehrin tamamını
almayı hak eder,ayrılık sebebi koca tarafından olsun kadın tarafından
olsun fark etmez.
2-Eğer ayrılık gerçek ilişkiye girmeden önce
halveti sahıhadan önce olursa:Ayrılmaya sebeb kadın olursa mehrin
tamamı düşer.Eğer koca sebeb olursa kadın mehrin yarısını alır.Eğer
nikah aktinde mehir konuşulmuşsa kadına koca mut,a verir.fistan, baş
örtüsü,gömlek benzeri şeyler.
3- Eğer ayrılığa kocanın ölümü veya
kadının kocaya itaatsizliği sebeb olmuşsa budurumda kadın iddeti
boyunca nafaka almayı hak etmez.
4- Eğer koca hanımını kendisi
boşarsa veya kocanın suçundan ötürü Hakim nikahı fesih ederse , veya
her ikisi beraber nikahı fesih ettirirse bu durumların hepsinde kadın
iddetini dolduruncaya kadar nafakayı hak eder, iddet bahsinde durumu
izah edeceğiz inşaAllâh.

TALAKIN MANASI:Talak kelimesi arap
dilinde bağı çözmekdir.İslam dininde manası:Geçerli bir evlilik bağını
hemen veya gelecekte çözmektir.
Boşamanın caiz oluşu kitap,sünnet,icma, ve akılla sabittir: Bakara süresi Ayet:229.Talak süresi Ayet:1 Bakara süresi Ayet:236 .

BOŞAMANIN
MEŞRU OLUŞUNUN HİKMETİ: Bu hususta hikmetler çoktur hepsinin
özeti:Kadınla koca arsında hiç bir şekilde huzur olmuyorsa,biribirinin
onur ve haysiyetlerine zarar veriyorsalar,maddi ve manevi kayıplar
telafi edilemiyorsa,evlilikte islamın aradığı illet ve hikmetler bir
türlü tesis edilemiyorsa , dünya hayatı cehenneme dönüşüyorsa
,budurumlarda en güzeli boşanıp herkesin yoluna daha mutlu ve huzurlu
bir şekilde devam etmesini sağlamaktır, aksi halde boşanma caiz olmasa
idi her iki tarafın dünya ve ahiret mutluluğunu kayıp etme ihtimali çok
büyük olurdu.

KİMLERİN BOŞAMALARI GEÇERLİDIR:

1- Koca veya onun boşamaya tayin ettiğiğ Vekili veya Elçisi.
2-
Boşayanların akıllı ve baliğ olmaları gerekir.Hanbeli mezhebine göre 7
yaş ve üzeri olan boşamanın ne olduğunu bilen mümeyyiz çocuklarında
boşamaları geçerlidır.
Sadece imamı azamın kendisine göre zorla yapılan boşamalar geçerlidir diğer ülemanın hepsine göre geçerli deyildir.
Eğer hakim meşru sebebden dolayı kocayı boşamaya cebrederse boşaması geçerli olur.
Ayrıca
yer ile gök yüzünü ayırt edemiyecek kadar sarhoş olanlarında boşamaları
geçerli deyildır.İmamı azama göre geçerlidır,işlediği haramin
netiçesine katlanmalıdır.

BOŞAMALAR KİMLER İÇİN GEÇERLİ OLUR:

1- Gerçek nikahlı kadınlar için:henüz talaklar duruyor.
2-Hükmen kocanın hanımıolanlar için:3den az talakı bayinden ve rec,i den iddet bekleyen kadınlar için.
3- Hakimin nikahını fesih ettiği kadınlar için.

BOŞAMANIN GEÇERLİ OLDUĞU SÖZLER:

Hanefi
mezhebine göre boşamaya dinen yetkili her kişilerden boşama anlamına
gelen her söz nikahı düşürür, hangi dilde olursa olsun fark etmez,
ayrıca söz yerine geçen, boşamayı bildiren her işaret veya yazı nikahı
ortadan kaldırır.
Bu sözlere bazı örnekler:Sen boşsun,Benim filanca
hanımın boştur. Benim üzerime boşamak gereklidır.Ben seninle evlenirsem
sen benden boşsun. Şart olsun gibi . Bu sözleri derken hiç talak
sayısını söylemezse otamatikman bir talakı rec,i meydana gelir ,3
talaktan bahsetmedikce eski nikah düşmez kocası 3 hayızın sonuncusunun
son 10 günü dolmadıkca hanımına her zaman tekrar dönebilir.
şayet
dönme işareti olarak şü üç şeyden birisini yaparsa: Hanımının yatağına
giderse,Hanımını eller veya öperse,Şahid olun hanımıma dönüyorum
derse,veya dönmeyi ifade eden bir yazı yazar ve bir işarette bulunursa.
Hanımına dönmüş sayılır yeniden nikah kıyılmadan kalan talaklarla Aile
hayatı devam eder.
Eğer boşama anlamına gelen sözlerle boşama
yaparken 3 talakıda söylerse ozaman rec,i talak bayine döner : zevci
ahir olmadan eski kocayla evlenemez.
Talakı rec,i demek: Kocaya
hanımına hanımının rızasını aramadan tekrar dönmek demekdir,bu sebebden
bu talaka talakı rec,i denmiştır.

BOŞAMADA KULLANILAN SÖZLER İKİ KISIMA AYRILIR:

1-SARİH: boşama anlamına gelen açıklama gerektirmeyen sözler,bunlardan yukarıda izah edilen talakı rec,i ler meydana gelir.
2- Kinaye: kapalı sözler : Açıklama gerektiren sözler.Boşama anlamınada gelir başka anlamlarada gelir.

KİNAYEVİ
SÖZLERE ÖRNEKLER:Sen benden ayrısın,istediğini yapabilirsin,Sen bana
haramsın,Sen serbestsin,Sana karşı bir yetkim yoktur,git, Sen hürsün,
Bu sözler boşama anlamınada gelir başka anlamlarada gelir , Bu durumda
kocanın niyetine müracaat edilir :Eğer bu sözleri derken boşama niyeti
ile derse talak sayısına niyet etmezse otamatıkman bir talakı bayın
meydana gelir eski nikah ,1 talakı bayınla ortadan kalkar ,Eğer talak
sayısına niyet ederse ne kadar niyet etmişse okadar talakı bayın
meydana gelir .
3 talakı bayinden daha azına koca niyet ederse ve
tekrar kadınında rızasıyla nikahlanmayı isterlerseler iki şahid
huzurunda yeniden mehir konuşularak nikah kıyılır geriye kalan
talaklarla evlilik devam eder.
Eğer bu şekilde boşanan kadın tekrar
eski kocasıyla nikahlanmak istemezse iddetini tamamlar bir başkası
ilede evlenebilir,zira talakı bayin eski nikahı otamatıkman ortadan
kaldırır.
Eğer koca bu kinayevi sözleri derken 3 talaka niyet
etmişse talakların hepsi gitmişdir zevci ahir olmadan tekrar eski koca
ile evlenemez.
Eğer bu sözleri derken talakı niyet etmeyip başka bir şey niyet ederse nikaha hiç bir zarar gelmez .
Malesef
bu şekilde hanımıyla boşama niyetiyle konuşan çok kimseler vardır ve
hiç bir şey olmamış gibi devam etmektedirler , zina hayatı
yaşamaktadırlar her koca bu hususlara çok önemle dikkat etmelidir, asla
boşama sözlerini ağızına almamalıdır, bilmemek mazeret deyildir .
Şarta ve zamana bağlı olarak yapılan boşamalar : Şart ve zamanların oluşmasıyla meydana gelir.
kadın
kocasının razsıyla mal, para karşılığında veya hiç bedelsiz kocasından
boşanma isteyebilir , bu boşama ile talakı bayin meydana gelir bu
boşamanın adına .Huluğ denir : Seni şu kadar mal veya para karşılığında
boşadım demekle boşama gerçekleşir.

AYRICA TALAKLAR ÜÇ KISMA AYRILIR:

1- Talakı Ahsen.2- Talakı Sunni.3- Talakı Bit,i.
TALAKI
AHSEN: En güzel boşama şekli: Hanımını temiz halinde iken kinayevi
sözlerle bir talakı niyet ederek boşamaktır.Budurumda eski nikah
ortadan kalkar her iki tarafta hür olur isterlerseler karşılıklı rıza
ile tekrar nikah kıyarak evlenebilirler ,kadın istemezse iddetini
tamamlar bir başkası ile evlenebilir,her iki tarafada hürriyet seçim
hakkını verdiği için bu talaka Talakı Ahsen:En güzel boşama denmiştir.
TALAKI
SUNNİ:Sünnet olan boşama şekli:Aybaşından temizlenen kadınını 1 talakı
rec,i :Açıktan boşama anlamına gelen sözlerden birisi ile
boşamak,İkinci hayız zamanı gelinceye kadar bu kadından uzak
durmak.Eğer kadının durumunda bir düzelme olmazsa 2.ci hayızdan
temizlenince tekrar bir talakı rec,i ile boşamak,3.cü hayız zamanı
gelinceye kadar bundan uzak durmak,şayet yine kadında bir düzelme
olmazsa 3.cü hayizden temizlenince tekrar 1 talakı rec,i ile boşamak
böylece 3 talakı düşünerek vermek bundan dolayı sünnet adını almıştır.
TALAKI
BİT,İ: Bit,at İslamda olmayan sonradan adet olan bir boşama şeklidir: 3
Talakı Rec,i ile aynı anda aynı yerde hanımını 3 talakla boşamaktır
,butür boşamalar mekruhdur,fakat 4 mezhebe göre geçerlidir, nikah düşer
talakların hepsi gider,4 mezhep dışı bazı alimlere göre bu tür
boşamalar geçersizdir, bazılarına görede en fazla bir talak gider.

ÖLÜM HASTASI OLANLARIN BOŞAMALARI:

Ölüm hastası sayılmanın esasları:
1-Kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda olması.
2-Genelde ölüme götüren bir hastalık olması.
3-Öyle bir hastalıkki ölüm onunla beraber hemen gerçekleşir.
Bu
durumda olan bir ölüm hastası hanımını bir talakı bayinle hanımının
rızası olmadan boşarsa 1 talakı bayinle boş olur ,fakat hanımı boşama
iddetini doldurmadan kocası ölürse bu kocaya boşanan hanımı yine varis
olur , iddeti dolduktan sonra koca ölürse kadın varis olamaz. Butür
halde iken yapılan boşamalara: Talakı Far denir,
TALAKI FAR:Kadınına miras vermeden kaçmak için yapılan boşamadır.

BOŞAMA YETKİSİNİ BAŞKALARINA HAVALE ETMEK:

1- Bu yetkiyi koca ehil olan herkese verebilir ve boşamakla yetkili olan kişi kendine verilen yetkiye göre boşama yapabilir.
2-
Bu yetkiyi hanımınada nikah kıyılıkende kıyıldıktan sonrada verebilir.
Nikah kıyılırken hanımına boşama yetkisi vermek sadece hanefi mezhebine
göre caizdir, diğer mezheplere göre caiz deyildır.Boşama yetkisinin
hanımda olabilmesi için önce icabı yanı evlenme teklifini boşanma
kaydıyla kadının yapması gerekir :Nikahlanacağı kişiye 2 şahid
huzurunda nikah kıyılırken şöle demesi lazımdır: Sırasıyla senden
1,2,3,talak her istediğim zaman boşanmam yetkisi bendede olmak şartıyla
benimle evlenmeyi kabul ettinmi ? kocada kabul ettim derse kadınında
kocadan her istediği zaman boşanma hakkı olur aksi halde olmaz.
Ayrıca kadına nikah kıyldıktan sonrada boşanma yetkisi verilebilir buna islam fıkhında .:
HIYARI
MUHAYYERE DENİR:Yanı kadının boşanmayı veya boşanmamamayı tercih
etmesi:Bu yetkinin geçerli olabilmesi için kadın araya hiç bir dünyaya
ait söz sokmadan meclisi değiştirmeden hemen boşanması lazımdır : Yani:
Kocası benden şükadar talak boşanmaya yetkilisin hanımına derdemez
hanımıda başka hiç birşey konuşmadan o meclisi terk etmeden hemen
okadar miktar senden boşandım hemen demesi lazımdır,eğer araya başka
bir laf sokarsa veya meclisten dışarı çıkarsa sonra tekrar gelirse
boşama yetkisi geçerli olmaz , çünkü bu hak hakkı gayri
mustakırrah:Yanİ devamlı yerleşmiş bir hak deyil geçici bir haktır
gereği yapılmazsa hemen d

HANGİ HALLERDE HAKİM KARI KOCA ARASINI AYIRIR NİKAHI FESİH EDER:

1- Kocanın karısına kasten nafaka vermemesi durumunda.
2- Karı kocada dinen geçerli bir kusur olması durumunda.
3- Karı kocanın biribirine zarar vermeleri durumunda.
4- Kocanın ortadan kayıp olması durumunda.
5- Kocanın hapse düşmesi durumunda.

KOCANIN HANIMINA KASTEN NAFAKA VERMEMESİ DURUMU:

Eğer
koca nafaka verecek imkanı olduğu halde hanımına hak ettiği nafakayı
vermezse kadın hakime müracaat eder, Hakimkocaya vacip olan nafakayı
vermesini emreder, yine vermezse nafakayı verene kadar hakim onu
hapseder,yine nafakayı vermezse bu defa karısının isteğiyle hakim
nikahı fesih eder.

KARI KOCADAKİ KUSURLARDAN ÖTÜRÜ HAKİMİN NİKAHI FESİH ETME DURUMLARI:

Kocadaki
kusurlar.:Çok yerleşmiş iyileşmesi hiç mümkün olmayan kusurlar
olacaklar ,veya iyileşmesi uzun zaman alıp kadının bu esnada zarar
görebileceği kusurlar olması lazımdır.
1-Eğer kadın kocasının
erkeklik orkanı tamamıyla kesikdir diye iddia ederse,ve bunuda isbat
ederse , kocasındanda ayrılmak isterse hakim hemen nikahı fesih eder.
2-
Eğer kadın kocasının cinsel ilişkiye güçü yetmediğini veya kocanın
yumurtalarının alındığını iddia ederse kocada durumu kabullenirse Hakim
hemen boşamayı yapmaz kocaya tedavi olması için bir sene müddet verir
,bu müddet esnasında hiç ilişgide bulunamazsa kadının isteğiyle Hakim
nikahı talakı bayinle ortadan kaldırırki kadın hür olsun koca kadının
rızası olmadan tek tarafli olarak ona dönemesin. .
Eğer koca sene içerisinde bir kaçdefa ilişkide bulunabilmişse bunuda isbat edebilirse bu durumda hakim boşamayı yapmaz.
Eğer
kadın kocasında evlendiğinde iyileşmesi mümkün olmayan veya çok geç
iyileşip kadının zarar görebileceği kusurlar bulursa:
Delilik,Cüzzam,Çok fazla miktarda benler olursa ve bu kusurların onda
olduğunu önceden bilmiyorsa bu kusurlarada razı deyilse veya bu
kusurlar evlendikten sonra meydana gelmişse bunlara razı olmamışsa bu
durumda kadın boşanmak için Hakime müracaat edebilir ve Hakim talakı
bayinle nikahı ortadan kaldırır.
Eğer kadın bu kusurların kocasında
var olduğunu bilerek bununla evlenirse veya evlendikten sonra meydana
gelen bu kusurlara razı gelirse kocasından ayrılmak isteme hakkı olmaz.
Boşama yetkisi kocada olduğu için koca isterse kadınını şü kusurlardan ötürü boşayabilir:
1-Aşırı derecede çirkin kokulu akıntıdan dolayı.
2-Cüzzam veya aşırı derecede ben hastalıklarından dolayı.
3- İlişkiye engel olacak tedavisi mümkün olmayan kemik veya et parçasının kadının cinsel orkanında bulunması durumunda.
4- Tedavisi mümkün olmayan aşırı ter kokusu ve ağız kokularından dolayı.
5- Kocasına itaat etmemesinden dolayı.Bunlar dinen kocanın boşamasını haklı kılabilecek sebelerden bazılarıdır.
Eğer
koca haksız yere boşarsa günah işlemiş olur:Zira hadisi şerif
vardır:Allâhın en çok kazaplandığı şeylerden birisi haksız yere yapılan
boşamalardır ve yırtınarak ölüleri ağlamaktır. Buna ramen koca haksız
yere kadınını boşarsa dinen geçerli olur günah işlemiz kadınına zülüm
etmiş olur dünyada helallık alınamazsa ahirette hesabını verir.

KARI KOCANIN BİRİBİRİNE ZARAR VERMESİ SEBEBİYLE HAKİMİN BOŞAMASI:

1- Eğer koca devamlı haksız yere hanımını aşırı derecede dövüyorsa,koca ıslah olmuyorsa kadının ayrılmayı isteme hakkı olur.
2- Koca kadınına hak ettiği nafakayı imkanı olduğu halde vermeden imtina ediyorsa, kadında bundan dolayı zarar görüyorsa.

KOCANIN KAYIP OLMASINDAN ÖTÜRÜ HAKİMİN NİKAHI FESİH ETMESİ:

Hanefi
mezhebine göre: Kocanın akranları ölünceye kadar kadının beklemesi
gerekir, kayıp kocanın kesin ölüm haberi gelinceye kadar. Bu görüş
kadına zarar verici olduğu için maliki mezhebinin görüşüyle amel etmek
daha güzeldir:
Maliki mezhebine göre: Bu konu ile ilgili olarak üç görüş vardır:
1-Eğer
koca dinen geçerli bir gerekçe olmadan 1 sene veya daha fazla hanımını
terk ederse ,kocanın nerede olduğu bilinmiyorsa veya biliniyorda ona
mektüp veya başka bir yolla ulaşmak mümkün olmuyorsa kadında yeterli
nafakası olduğu halde budurumdan zarar gördüğünu ve ayrılmak istediğini
beyan ediyorsa Hakim hemen kadını kocasından talakı bayinle boşar.
2-Eğer
kocanın nerede olduğu biliniyorsa ve ona mektübun ulaşması mümkünse bu
durumda Hakim ona mektüp yazar şü üç şeyden birisini yapması emreder ve
belirli uygun bir süre verir: 1-Hemen gelip hanımıyla beraberce
oturmasını .2- Hanımını bulunduğu yere almasını .3- Hemen hanımını
boşamasını .Eğer koca bu üç şeyden birisini yapmazsa veya mektüba cevap
vermezse veya dinen geçerli bir mazeret beyan etmezse, Hakim hemen
karısını talakı bayinle ondan boşar . Zira kadını kocasından uzak bir
ortamda uzun bir müddet tutmak çoğunlukla insan tabiyatına aykırıdır,
yeterli nafakası olsa bile,zira kadınında yeterince cinsel yönden
tatmin olma hakkı vardır.

KOCA HAPİSTE OLMASINDAN DOLAYI HAKİMİN NİKAHI FESİH ETME ŞEKLİ:

Eğer
koca bir suç işlerde 3 seneden fazla kesin hüküm giyerse ve fiilen
hapsedilirse, hapsin üzerindende bir sene geçerse, kadında bundan zarar
gördüğünü beyan ederse bu durumda Hakim talakı bayinle bu kadını
kocasından boşar.

BOŞAMA YAPMADAN NİKAHI OTAMATIKMAN DÜŞÜREN SEBEBLER:

1-Karı kocadan birinin küfre düşmesi.
2-Karı kocadan birinin din değiştirmesi.
3-Hürmeti musaharaya maruz kalmaları.
4-Karı kocadan birinin ölmesi .
5-Nikahın fasid veya batıl oluşunun meydana çıkması.
6-İlA
İle:Kocanın 4ay kadınına yanaşmıyacağına dair yemin etmesi ve bu
yemininde durması durumunda nikah 1 talakı bayinle düşer.Ayetle
sabitdir. Butür yeminlerde durmak doğru deyildir, hemen yeminini bozup
kefaretini verip hem nikahın düşmesini ve hemde hanımına zülüm etmesini
önlemiş olur.
7-ZİHAR İle: Bir kimsenin şehevani duygularla
karısının sırtını veya göğüsünü annesinin veya ebedi mahremlerinden
olan bir kadının sırtına veya göğüsüne benzetmesi: Bu durumda zihar
kefareti olan iki ay peşpeşe oruç tutmadıkca veya 60 fakiri sabah akşam
doyursacak kadar fidye vermedikce hanımına yanaşamaz Harandır,Ayetle
sabitdir. Eğer bu benzetmeleri şehevanı duyguların dışındaki duygularla
benzetirse nikaha bir zararı olmaz.
8- lİAN ile:Bir kimse hanımını
bir başkasıyla zina halinde görürse ve zina yaptığını iddia ederde
budurumu 4 adil erkek şahidle isbat edemez ve bu iddiasında ısrar
ederse Hakim huzurunda lian yeminleri karı kocaya yaptırılır ve Hakim
nikahı fesih eder.Koca iddiasından vaz geçmedikce bu kadınla tekrar
evlenemez,vaz geçmesi halinde kendisine iftira kırbacı olan 80 kırbaç
vurulur ve yeniden nikah kıyarak evlilikleri devam edebilir.Hükmü
Ayetle sabitdir.

TALAK: BOŞAMA YEMİNİNİ ÇÖZMEK:

Bir kimse
hanımına sen filanca eve gidersen ,sen filanca ile konuşursan , sen
filanca işi yaparsan gibi:Sen benden sırasıyla 1,2,3, talak boşsun
derse bu talak yeminini çözmek için şu işlemler yapılır:
Koca
hanımını 1 talakla boşar : Seni bir talak boşadım der ve kadın iddet
durumuna göre boşanma iddetini tamamlar ve koca bu esnada kadınına el
değmez ondan her hususta uzak durur ve bu talak bayine döner eski nikah
düşer nikah düşdükten sonra kadın kocanın yemin yaparak yasakladığı işi
yapar sonra tekrar yeniden iki şahid huzurunda nikah kıyılır ve bu
talak yemini çözülmüş olur ,1 talak gider geriye kalan iki talakla
evlilik devam eder,
Eğer koca yemin ederken hernezaman kelimesini
kullanmamışsa : Yani her ne zaman gidersen ,yaparsan gibi dememişse
eğer bunu demişse kadın bu yeminin gereğine devamlı riayet etmesi
lazımdır aksi halde nikah tamamen düşer tamiri mümkün olmaz.
Ayrıca
butür sorunu olan kişiler bu yemin talakını çözme işini mutlaka işi
bilen ehil bir hoca efendinin nezaretinde yapması şartdır aksi halde
bir yalnış yaparlar nikahın talakların hepsi gidebilir tamiri mümkün
olmaya bilir.

İDDET BEKLEME AHKAMI:

İddet bekleme
ahkamı Ayeti kerimelerle sabittır.Talak süresi Ayet-1.Bakara süresi
Ayet-280 Bakara süresi Ayet- 228 Talak süresi Ayet-4 Bakara süresi
Ayet:234

KİMLERE İDDET BEKLEMEK VACİPDİR:

1- Kocasıyla ilişkiye giren veya ilişkiye girecek kadar bir zaman tek başına kocasıyla kapalı bir yerde başbaşa kalan kadınlar.
2-Kocası ölen kadınlar.
3-Fasid
akitle evlenip kocasıyla ilişkiye girip kocası tarafından terk edilen
veya Hakim tarafından nikahı fesih edilen kadınlar.

ERKEKLER HANGİ HALLERDE İDDET BEKLERLER:

1- Nikahı altında bulunan kadını boşar veya ölürse bu kadının kız kardeşi veya halasıyla veya teyzesiyle evlenmek istediğinde.
2- 4 Tane karısı vardı ,bunlardan birisini boşayıp veya ölümü halinde beşinci defa evlenmeye kalkışması durumunda.
Her iki durumdada koca önceki kadının iddeti dolmadan bu kadınlarla nikahlanamaz , nikahı geçerli olmaz.

İDDET BEKLEMEK KENDİLERİNE VACİP OLMAYAN KADINLAR:

1- Dinen geçersiz nikahla evlenip kocasıyla ilişkiye girmeden kocası ölen kadınlar.
2-
Dinen geçerli bir nikahla evlenip kocasıyla ilişkiye girmeden veya tek
başlarına ilişkiye girecek kadar bir zaman kapalı bir ortamda
kocalarıyla kalmayıp her hangi bir nedenle boşanan veya nıkahı fesih
edilen kadınlar. Ahzab süresi Ayet-49)
3-Dinen geçerli bir nikahı olmadan ilişkiye giren veya girmeyen bu hal üzere ayrılan kadınlar.

İDDET BEKLEMENİN HİKMETLERİ:

1-Ölen kocaya vefa göstermek: Yas tutarak , iddet beklemek süretiyle.
2- Rahminde çocuk olup olmadığını isbat etmek için.
3- Eğer kocanın ona dönebileceği bir talakla boşanmışsa tekrar kocaya kendisine dönebilme fırsatını vermek için.
4- Kocanın onurunu korumak için: Zira hiçbir erkek boşadığı kadının hemen bir başkasıyla evlenmesini istemez .

İDDETİN ÇEŞİTLERİ:

1-
İddet üç hayız beklemekle olur:Hayız görebilen kadınlar üç hayız
beklemekle iddetleri tamamlanmış olur Son hayızın müddetini 10 güne
tamamlarlar.
2-İddet Aylarla olur:Hayız göremiyen küçük yaştaki
kadınlar ve hayizden kesilen kadınlar : Her ikisinin iddeti üç ay
beklemekle biter.
3- İddet çocuk doğurmakla olur:Çocuk doğuran
kadınların iddeti çocuk doğar doğmaz bitmiş sayılır ayrılma sebebleri
kocanın ölmesi olsun veya boşanmak olsun farketmez, bir başkasıyla
kıydıkları nikahları geçerli olur fakat 40 gün nifas:lohusalık müddeti
dolmadan yeni kocayla ilişkiye giremezler.
4- Kocaları ölen
kadınların hepsi kocanın ölümü esnasında hamile olmamaları şartıyla
ayrım yapmamaksızın 4 ay 10 gün iddet beklerler.Kocası ölümünde hamile
olanların iddetleri doğurmakla bitmiş sayılır.

İDDETİN BİR ÇEŞİTTEN DİĞERİNE DÖNÜŞME ŞEKLİ:

1-
Kocadan ayrılıp üç ay iddet bekliyordu iddet bitmeden hayız oldu bu
durumda beklediği günler iddetten sayılmaz yeniden üç hayız daha iddet
beklemesi lazımdır.
2-Kadın kocasından ayrıldığında 3 hayız iddet
bekliyordu bu esnada 55 yaşını doldurduğu için hayızdan kesildi bu
durumda yeniden üç ay iddet bekler.
3-Kadının kocadan ayrılma
sebebi kocanın ölümünden başka bir sebeb olursa: Boşanma veya Hakimin
nıkahı fesih etmesi gibi ,3 hayız veya 3 ay iddet bekleyenlerden idi
iddet dolmadan kocası öldü budurumdaki kadının iddeti ölüm iddeti olan
4ay 10 gün olur.
Eğer bir kadın 3 hayız iddeti beklerken hayızdan
kesilirse hanefi mezhebine göre 55 yaş dolmadıkca iddeti tamamlanmış
olmaz zira kesin hayızdan kesilmenin son yaş iddeti onlara göre 55
yaştır bu zamana kadar tekrar hayız olma ihtimali vardır.
Eğer
kadın temizken boşanırsa veya kocası ölürse veya Hakim nikahı fesih
ederse iddet bekleme başlangıcı hemen bu durumların akabinde başlar.
Eğer
kadın kirli iken boşanma veya kocanın ölümüyle veya hakimin boşamasıyla
olursa kirli olarak bulunduğu bu hayız iddetten sayılmaz gelecek
hayızdan itibaren iddeti başlar.

İDDET BEKLEYEN KADINLARIN GÖREVLERİ NELERDİR:

İki görevleri vardır: 1.cisi her iddet bekleyen kadınlar içindir ,2.cisi: sadece kocası ölen kadınlar içindir.
HER
İDDET BEKLEYEN KADINLAR: İddet beklemesi gereken kadın dini bir gerekçe
olmadan koca evinden başka yerde iddet beklemesi caiz olmaz ,ancak koca
izin verirse veya koca iddet esnasında kadına tecavüz edecek durumda
olursa veya kocasının evi durulamıyacak bir duruma dönüşürse bu durumda
uygun olan bir başka yerde iddetini tamamlar ve iddet nafakasını
kocadan hak eder aksi halde edemez.
KOCASI ÖLEN KADINLAR: Koca
nimetini kayıp ettiklerinden dolayı yas tutarlar: Süslenmek , Koku
sürmek,Saçları boyamak,Gözlerine sürme sürmek, Altın takmak,İpek süslü
elbiseler giymek gibi işleri yapmak onlar için caiz helal olmaz.

İDDET NAFAKASI HANGİ KADINLARA KOCA TARAFINDAN VERMEK VACİP OLUR HANGİLERE OLMAZ:

KOCAYA İDDET NAFAKASI VACİP OLMAYAN KADINLAR:

1-Kocası ölen kadınlar : Çünki koca ölmüştür ölülere külfet yüklenmez ayrıca nafaka
şahsi işdir kocaya ait olur kocanın varislerine yüklenmez: Ait olmaz.
2-Nikahın
düşmesine kendisi sebeb olan kadınlar: Kocanın babasını veya kocanın
baliğ erkek çocuklarından birisini arada beden sıçaklığını duyamıyacak
bir perde olmadan şehvetle elledi veya fiilen zina yaptı veya küfre
düşdü.
3- Dinen geçerli bir nikah olmadan ilişkiye girdiği
kadınlar: fasid nikahtan ötürü ayrılan kadınlar,şüphe ile ilişkiye
girilen kadınlar.

İDDET NAFAKASI KOCAYA VACİP OLAN KADINLAR:

1- Dinen geçerli bir nikahla evli olup kocası tarafından boşanan kadınlar.
2-
Ayrılma sebebleri karı koca tarafından olan kadınlar: kadın baliğ olur
olmaz kocasından hiyari bülüğ hakkını kullanıp ayrılan veya mehri
emsallerinin mehrinden noksan olduğu için ayrılan kadınlar..
3- Kocadan ayrılmayı kendileri isteyen kadınlar.

İDDET NAFAKASININ ŞARTLARI,VACİP OLMASININ SEBEBLERİ:

İddet
nafakası sadece iddet bitene kadar kocaya vacip olur ondan sonra kocaya
kadına ait her hangi bir nafaka vacip olmaz. Koca evinde iddet
beklenileceği için sadece kadının yeme ve giyim nafakaları kocaya vacip
olur, dinen geçerli gerekçelerden ötürü koca evi dışında iddet beklemek
gerekmesi halinde kadının barınma nafakasıda kocaya vacip olur.

İDDET NAFAKASININ VACİP OLMASININ ŞARTLARI:

1- Kendisine nafaka verilmesi vacip olan kadınlardan olması.
2- Kocaya itaatsız olmaması.
3- Dinen başka yerde iddetini tamalamayı gerektirecek bir sebeb olmaması halinde.
4- Koca evinde iddetini beklemesi halinde.
İddet
nafakasını vermek kadının iddetine başlamasıyla başlar kocanın mali
durumuna göre verilir, kadın bağışlamadığı müddetce kocanın zimmetinden
düşmez.

ÇOCUKLARIN NESEBİNİN :KİME AİT OLDUKLARININ TESBİTİ:

Çocukların nesebleri kime ait oldukları: üç şey ile tesbit edilir:

1-İlişkiye
girenlerin aynı yatağı paylaşmaları ile:Öyle bir paylaşı olmalıdırki:
Aklen bu paylaşıdan bu çocuğun olabileceğine kanaat getirilmesi :yanı
bu paylaşıdan sonra en erken 6 aydan sonra çocuğun dünyaya gelmesi en
geçte yaşanılan örfteki durumlara göre 8-9 ay arasında çocuğun doğması
ve bu paylaşımdan sonra kadının bir başkasıyla ilişkiye girmiş olmaması
vesaire.
2- Tarafların ikrarı ile: ilişkiye girenlerin durumu kabullenip doğan çocuğun nesebini kabullenmeleri.
3-Delil,şahid, vesikalarla.:Bugüne veya eskiye yönelik geçerli vesikalarla,şahidlerin şehadetiyle.

ÇOCUKLARIN KİME AİT OLDUKLARININ TESBİTİ:

Hanefi
mezhebine göre bir çocuk en erken 6 ayda en geç 2 senede doğar: 6 aydan
önce doğarsa :kadının daha önce ilişkiye girdiği kocasına veya erkeğe
nesebi ait olur.2 seneden sonra doğarsa : yeni bir ilişkinin mahsülü
olduğuna kanaat getirilir şimdi denia testleri vardır tesbit daha
sağlam ve çabuk yapılmaktadır adil ve ehil kimselerce yapılan tesbitler
dinen geçerli olur, zira islamda herşey işin uzmanına havale edilir ve
ona göre uzmanlık İsteyen konularda hüküm verilir.

EVLAD EDİNME VE HÜKMÜ: İslamda evlad edinmek caiz deyildir .Ayet: Ahzab süresi- 4ve 5.ci Ayetler.
Dinen
hiç bir kimse kendi anne babası dışındakilere anne, baba demesi caiz
deyildir,kendinden olmayan kimselerede oğlum, kızım demeside caiz
deyildir zira bunun böyle olduğuna dair yukarıda süre ve rakamları
yazılı olan ayetler vardır.
Evlatlıklar evlat edinenlerin
mahrehremleri sayılmazlar ,bunlarla tek başına bir mekanda kalmak caiz
olmaz ,bunlarla tek başına yolculuğa çıkmakda caiz olmaz ,biribirine
varis olamazlar nesebleri evlat edinene ait olmaz.
Bu itibarla evlat
edinme arzusunda olanlar ebedi mahremi olabilecek çocuklardan
edinmeleri daha az sakıncalı olur: Yiyenleri gibi.

REZAĞ: BAŞKASINDAN SÜT EMMENİN AHKAMI:

Hanefi
,şafi,i ve maliki mezheplerine göre :süt emilen kadının
bakire,dul,evli,bekar olmaları arasında süt emme haramiyetinin
oluşmasında her hangi bir fark yoktur.

SÜT EMME YAŞININ BELİRLENMESİ:

Hanefi mezhebine göre 2,5 yaşına kadar olan zamandır. Hanefi mezhebinden imamı züfere göre 3 yaşına kadar olan zamandır.
Maliki,Şafi,i,Hambeli
mezheplerine göre 2 yaşına kadar olan zamandır. Bu itibarla en fazla 3
yaşına kadar süt anneliği meydana gelir,3 yaşından sonra süt anneliği,
süt haramiyeti meydana gelmez.

BİR BAŞKASINI SÜT EMZİRMENİN HÜKMÜ:

1-
Süt emene süt emzirenin bütün yakınları ile evlenmek haram olur: Kendi
ailesinden kimlerle evlenmesi haram oluyorsa süt annesi tarafından da
aynı kişilerle evlenmek kendisine haram olur..
2- Süt emzirenin
sadece kendisi süt emzirdiği çocukla evlenemez ,diğer yakınlarının
hepsi ile evlenebilir. Süt emziren süt emzirdiği çocuğun süt annesi
olur ,kocası süt emenin süt babası olur ,süt emzirenin çocukları süt
emenin süt kardeşleri olur , velhasıl normal ailesinden olan herne
yakınları varsa süt anne tarafından da aynen süt yakınları olmuş
olur.Fakat : süt yakınlığından taraflar bibirine varis olamazlar,
,bibribiriyle tek başına yolculuk yapamazlar,biribiriyle tek başına
kapalı bir ortamda kalamazlar, biribirinin mahrem yerlerine öz
yakınları gibi bakamazlar.

SÜT HARAMİYETİNİ MEYDANA GETİREN EMME MİKTARLARI:

Hanefi
ve Maliki mezhebine göre: Bir damla süt veya sütle karışık her hangi
bir sıvı şeyin her hangi bir kadının memesinden çocuğun midesine
gitmesiyle süt haramiyeti oluşur,süt emzirenin bekar, evli,
doğurmuş,doğurmamış olması fark etmez. Ayrıca süt emme olayı şüphe ile
gerçekleşmez,emildiği veya emzirildiği kesin bilinmesi lazımdır.
Şafi mezhebine göre: Beş defa süt emmesi ile ancak süt haramiyeti oluşur.
Hambeli
mezhebine göre üç rivayet vardır: Bir rivayete göre 5 defa emmekle
olur,Bir rivayete göre bir defa emmekle olur,Diğer bir rivayete göre üç
defa emmekle süt haramiyeti oluşur.

BİR BAŞKASINDAN SÜT EMMEKLE SÜT HARAMİYETİNİN OLUŞMA İLLETİ GEREKCESİ:

Nasılki
öz çocuk bir kadının sütünü emmesiyle sütünden aldığı gıdayla vucud
yapısı: et ve kemikleri gelişiyor ve o annenin bir parçası sayılıyorsa,
süt anneden emen çocukda o annenin sütünden aldığı gıdayla et ve
kemikleri gelişiyor bundan dolayı hükmen süt emziren kadının bir
parçası sayılıyor ve süt annesi olmuş oluyor. bu haramiyet kur,an
ayetleri ile sabittır.

BİR KADININ SÜTÜ BİR BAŞKA SÜTLE,SIVILARLA VEYA KATI YİYECEKLERLE KARIŞSA DURUM NE OLUR:

1-Eğer bir kadının sütü karıştığı sıvı yiyecekten fazla olursa ona haramlık sirayet eder,eğer az olursa etmez.
2-Eğer
iki kadının sütü biribirine karıştırılıp çocuğa yetirilirse sütü fazla
olan süt annesi olur diğeri olmaz,olur diyen alimlerde vardır.
Eğer iki kadının sütü eşit mikdarda olursa ikiside süt annesi olur.
3-
Eğer bir kadının sütü katı yiyeceklere karıştırlıp ateşte pişirilip süt
halinden çıkarsa çocuğa yetirilirse bundan süt anneliği meydana
gelmez,süt karıştırıldığından az olsun veya çok olsun fark etmez.

ÇOCUKLARI SÜT EMZİRME AHKAMI:

Üç yerde öz anne çocuğunu kendisinin emzirmesi kendisine vacip olur:
1-Eğer çocuk öz annesinden başkasının memesini kabul etmiyorsa.
2-Öz annesinden başka onu emzirecek bulunmuyorsa.
3-Çocuk
başkasının memesini kabul ediyor fakat çocuğun veya babasının süt anne
kiralayacak kadar para veya malları yoksa. Bu durumlarda öz anne
çocuğuna süt emzirmeden imtina ederse çocuğun hayatını korumak için
annesi emzirmeye cebredilir.

ÇOCUĞA SÜT ANNE KİRALAMA AHKAMI:

1- Karı koca ilişkisi bitmedikce öz anne süt emzirme üçreti isteyemez.
2- Ayrılık durumunda öz anne süt emzirme üçreti istemiyorsa emzirmek için çocuçuğu ona vermek vacip olur.
3-
Süt anne başka süt anneler kadar süt emzirme üçreti istiyorsa yine
emzirmek için çocuk ona verilir,eğer başkalarından daha fazla üçret
istiyorsa başkalarına verilebilir.

AYRILIK VEYA ANNE BABADAN BİRİSİNİN VEYA İKİSİNİN ÖLÜMÜ DURUMUNDA ÇOCUKLARIN BAKIMI VE KORUMA AHKAMI:

Çocukları bakacak ve koruyacak kişilerde aranan şartlar 10 tanedır:
1-Hür olacak köle olmayacak.
2-Akıllı olacak ,deli,bunak ,saf olmayacak.
3-Yetişkin olacak çocuk yaşta olmayacak.
4-Çocuğu korumaya ve terbiye etmeye kadir olacak.
5-Güvenilir olacak.
6-Din değiştirmiş olmayacak.
7-Bakıcı
çocuğun yakınlarından başkası ile evli olmayacak: çünki yabancı koca
karısına çocukla yeterince ilgilenme imkanı vermez.
8-Bakıcı çocuğu sevmeyen bir kimsenin evinde çocukla oturmayacak.
9-Bakıcı çocuğun mahremlerinden olacak:Annesi,Teyzesi,Halası,Nineleri gibi.
10-Bakıcı kötü ahlak ve gidişat sahibi olmayacak.

ÇOCUKLARA BAKACAK VE KORUYACAK KİŞİLERİN ÖNCELİK SIRALARI:

BİRİNCİ
DERECEDE OLANLAR: Kadın mahremlerdir:Anne,Anneanne,Babanın annesi,Öz
kızkardeş,Annenin kız kardeşleri,Babanın kız kardeşleri,Anne tarafından
Teyzeler,Baba tarafından Teyzeler,Babanın kız kardeşinin Kızları,Öz
erkek kardeşin Kızları,Anneden bir olan erkek kardeşin Kızları,Babadan
bir olan erkek kardeşin Kızları,Öz hala,Anneden bir olan hala,Babadan
bir olan Hala,Babanın Teyzesi,Annenin Halası.
İKİNCİ DERECEDE
OLANLAR: Erkek mahremler:Baba,Babanın Babası,Öz erkek kardeş,Babadan
bir olan Erkek kardeş,Öz erkek kardeşin Oğlu,Babadan bir olan erkek
kardeşin oOğlu,Öz amca,Babadan bir olan Amca,Öz babanın Amcası,Babadan
bir olan Babanın Amcası.
ÜÇÜNCÜ DERECEDE OLANLAR: Annenin
Babası,Anneden bir Erkek Kardeş,Annesinin kardeşinin Oğlu,Annenin
Amcası,öz Dayılar,Babadan bir olan Dayılar,Anneden bir olan Dayılar.
Yukarıda beyan ettiğimiz tertip sırasına göre erkek çocukları 7 yaşına
kadar kız çocukları 9 yaşına kadar bu koruyucular yanında kalırlar,bu
esnada Baba hayatta ise çocukların her türlü masrafları Babaya ait
olur,Babanın ölümü durumunda Babanın geriye bıraktığı maldan masraflar
karşılanır.Eğer çocukları koruyan Anne dışındaki yakınlardan olursa
koruma üçretini hak eder.öz anne babadan tamamen ayrılımışsa oda koruma
ve bakma üçreti almayı hak eder. Erkek çocukları 7 yaşından sonra kız
çocukları 9 yaşından sonra istek halinde babalarına teslim edilir.,Baba
yanında kalırlar.Zira çocukların nesebi hüviyeti Babaya aitdir.

Buraya
kadar yaptığımız özetleme: Muhammed Abdul Hamidin Ahvali Şahsiye isimli
kitabından yapılmıştır, ve Aile hukukunun özeti bura
da son bulmuştur.
avatar
mahşer
Destekleyen Üye
Destekleyen Üye

Mesaj Sayısı : 1024
Kayıt tarihi : 22/05/09
Yaş : 30
Nerden : ilahiaşktan :)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: HER MÜSLÜMANIN BİLMESİ VACİP OLAN İSLAMDA AİLE HUKUKUNUN ÖZETİ

Mesaj tarafından mahşer Bir Perş. Şub. 04, 2010 11:59 am

konu uzun biliyorum ama en azından çıktı alıp sonra okuyabilirsiniz gerçekten çok önemli bir mevzu
avatar
mahşer
Destekleyen Üye
Destekleyen Üye

Mesaj Sayısı : 1024
Kayıt tarihi : 22/05/09
Yaş : 30
Nerden : ilahiaşktan :)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz